KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/9351 E., 2025/3646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1380 E., 2022/1490 K.
- Suç
- Göçmen kaçakçılığı
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; suç işleme kastının bulunmadığına, kararın gerekçesiz olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 79/2-b maddesinin uygulanabilme şartlarının somut olayda gerçekleşmediğine, aynı Kanun 62. maddesinin uygulanmama gerekçesinin yerinde olmadığına, şartları oluşmadığı halde aracın müsaderesine karar verilmesinin yerinde olmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık savunması, göçmenlerin beyanları, olay ve teşhis tutanakları ile tüm dosya kapsamından; sanığın mahkumiyetine, 5237 sayılı Kanun'un 792-b uygulanma ve 62. maddesinin uygulanmamasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/263 Esas ve 2016/341 Karar sayılı ilamı ile verilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının 28.06.2016 tarihinde kesinleştiği ve 14.08.2016 tarihinde de infaz edildiği,
dolayısı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı halde, mükerrerlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmiş olması nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkarılarak düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de sanığın adli sicil kaydında yer alan İzmir (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/1743 Esas, 2008/1296 Karar sayılı ilamı ile tehdit suçundan verilen hapisten çevrili 3.000,00 TL adli para cezasının 21.10.2008 tarihi itibarıyla temyize tabi olduğu,
kararın temyiz incelemesinden geçerek 21.10.2013 tarihinde kesinleştiği, 03.02.2017 tarihinde de infaz ediliği, uzlaşma kapsamına alınan tehdit suçu yönünden uyarlama yargılaması gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılamayacağı anlaşılmakla, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/9351, K. 2025/3646, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama