KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/9359 E., 2025/2185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/180 E., 2022/ 123 K.
- Suçlar
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî onama, kısmî bozma
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I-5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden ; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın eyleminin, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 55/2. maddesi delaletiyle 63/9. maddesinde düzenlenen önödemeye tabi suç kapsamında kaldığı ancak soruşturma aşamasında usulüne uygun olarak önödeme ihtarının tebliğ edildiğine dair dosya arasında tebligat parçasının bulunmadığı anlaşılmakla, tebligat yapılıp yapılmadığı araştırılarak tebligat yapılmış ise evrakın dosya arasına alınması,
yapılmamış ise de kamu davası açılan sanık hakkında, Mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesi gereği adı geçen maddede yazılı adli para cezasının alt sınırından hesaplanacak ön ödeme teklifinde bulunulmasıyla aynı maddede yazılı 10 günlük süre içinde ön ödeme şartının yerine getirilmesi beklenerek, sonucuna göre açılan kamu davasının düşmesine veya devamına karar verilmesiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
II-5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükümle sınırlı olduğu görülerek yapılan incelemede;
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Ancak; 1.Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin "hafif" değerde olduğu gözetilmeden "pek hafif" değerde kabul edilerek, 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine aykırı olarak fazla oranda indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
2.Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamının bulunduğu ancak mahkemenin 09.12.2014 tarihli kararında da tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı ve söz konusu kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle kazanılmış hak gereğince bozmadan sonra kurulan hükümde tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmış ise de, sanığın kasıtlı suçtan 3 aydan fazla hapis cezasına ilişkin mahkûmiyetinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi gereğince erteleme hükümlerine engel olacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/9359, K. 2025/2185, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama