KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/1924 E., 2025/787 K.
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/432 E., 2023/552 K
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
364 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildikten sonra karar bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmiş ve Yerel Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, eylem hastanede gerçekleşmemesine karşın Yerel Mahkemece hastanede gerçekleştiğinden aleniyet artırımının uygulandığına, müvekkilinin atılı suçu işlemediğine, tanıkların beyanlarının tarafsız olmadığına, haksız tahrik hükümlerinin yetersiz gerekçeyle uygulanmadığına, temyiz hakkını kullanmak istediğine, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanığın savunmalarına, mağdur ...... ile tanıklar ...... ve ........'nin beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediğine, haksız tahrik koşulları oluşmadığından uygulanmamasına, sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından, Mahkemece, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince sanık hakkındaki hüküm açıklandığından,
hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50., 51. ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır, Ancak, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması,
herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, suçun işlendiği yer olan haczin yapıldığı borçluya ait işyerinde aleniyet öğesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, hastanede işlenen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun oluştuğu şeklinde çelişki oluşturacak şekilde, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle verilen cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması, Nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür.