Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2024/1986 E. , 2026/3765 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2417 E., 2023/3238 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2024/1986 E. , 2026/3765 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2417 E., 2023/3238 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, davaya konu eylemin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı ile katılan tarafından gerçekleştirilen idari işleme tepki olarak söylenen sözler için 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin uygulanması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın ikrar niteliğindeki savunması, katılan beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğine ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş ve bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; 1. Hükmün açıklanmasına neden olan Bursa 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.06.2020 tarihli ve 2019/917 Esas, 2020/289 Karar sayılı kararıyla kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan hükmedilen hapis cezası için 22.02.2022 tarihinde kesinleşme şerhi düzenlenmesine karşın anılan hüküm yönünden Mahkemesince 17.07.2025 tarihli ek karar ile infazın durdurulmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilip gidilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcılığına gönderilmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, anılan dosyanın akıbeti ve sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı araştırılarak, sonucuna göre açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu, 2. 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılıp, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği; ancak sanığa duruşmaya davet için gönderilen ihtarlı tebligatın, öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca beyan edilen son adresine gönderilmesi gerekirken, bu adresten farklı olan MERNİS adresine gönderilmesi nedeniyle usulsüz olması karşısında, usule uygun meşruhatlı davetiye tebliğ olunup savunması alınmadan karar verilmesi, 3. 5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, mükerrir olmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple zorlayıcı bir toplumsal ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan, orantılılık ilkesine aykırı olarak hapis cezasının tercih edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Sanık müdafii, sözlerin katılanın onur ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığını ileri sürmüştür. Sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu bir dosyanın akıbeti ile duruşmaya usulüne uygun davet edilmeden karar verilmesi ve seçimlik cezada hapsin gerekçesiz tercihi sorun teşkil etmiştir.
Hukuki İlke: 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca denetim süresinde kasten yeni suç işlenmesi hâlinde, sanığa meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilip savunması alındıktan sonra hükmün açıklanmasına karar verilir; davetiyenin 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesine aykırı olarak beyan edilen son adres yerine MERNİS adresine gönderilmesi tebligatı usulsüz kılar. Seçimlik yaptırım öngörülen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un 61 ve 3. maddeleri gözetilerek hangi cezanın neden seçildiği gösterilmeden ve hapis cezasını zorunlu kılan toplumsal ihtiyaç açıklanmadan hürriyeti bağlayıcı ceza tercihi orantılılık ilkesine aykırıdır.
Uygulama Sonucu: Hükmün bozulması.
Dava Strateji Notu: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası açıklama sürecinde tebligatın önce bildirilen son adrese yapılması gerektiği; MERNİS adresine yapılan davetin usulsüzlüğü savunma hakkının kısıtlanması olarak ileri sürülmelidir. Seçimlik cezalı suçlarda hapis tercihinin gerekçelendirilmesini talep etmek, adli para cezası lehine güçlü bir temyiz nedenidir.