KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/3094 E., 2026/5970 K.
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/710 E., 2023/1380K
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
417 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın hakaret kastı olmadığına, şikayet hakkını kullandığına , gıyapta hakaretin koşullarının oluşmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 128. maddesinde düzenlenen ve Anayasa'nın 36. maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder.
Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, “gerçeğe ulaşma” ve “adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır.
Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür. Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret ve hatta iftira suçunu oluşturur.
İddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak bulunulan somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır ancak, uyuşmazlığın çözümü açısından faydalı olması aranmamalıdır. Somut uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez.
Keza, somut vakıalara dayansa dahi uyuşmazlıkla alakası olmayan olumsuz değerlendirmeler açısından iddia ve savunma hakkının kullanılması söz konusu değildir.
Somut olayda; sanığın CİMER'e hitaben yazmış olduğu şikayet bir bütün olarak ele alındığında; muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp 5237 sayılı Kanun'un 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanık, CİMER'e hitaben yazdığı şikâyet dilekçesindeki ifadeler nedeniyle hakaret suçundan mahkûm edilmiş, istinaf başvurusu düzeltilerek esastan reddedilmiştir. Sanık müdafii, hakaret kastı bulunmadığını ve şikâyet hakkının kullanıldığını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: 5237 sayılı Kanun'un 128. maddesinde düzenlenen ve Anayasa'nın 36. maddesiyle güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında, idari makamlar nezdinde uyuşmazlıkla bağlantılı olarak dile getirilen ve muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyuta ulaşmayan ifadeler hakaret suçunu oluşturmaz. CİMER'e yazılan şikâyet bir bütün olarak bu kapsamda değerlendirilmiştir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Hükmün bozulması (CMK 302/2).
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Resmî makamlara (CİMER, savcılık vb.) yapılan şikâyet başvurularında, ifadelerin uyuşmazlıkla bağlantılı olduğu ve rencide edici boyuta ulaşmadığı ortaya konularak TCK 128'deki iddia ve savunma dokunulmazlığının uygulanması talep edilmelidir.