Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2024/3292 E. , 2025/7655 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/124 E., 2023/3452 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak v
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2024/3292 E. , 2025/7655 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/124 E., 2023/3452 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararıyla İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükmü kaldırılıp mahkûmiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; suçlamayı kabul etmediğine, önceki beyanları doğrultusunda beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda isabetsizlik bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Gebze 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY I)OLAY: Sanık ...'ya yükletilen İmar kirliliğine neden olma suçundan dolayı ilk derece Mahkemesi tarafından verilen beraat kararının, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi tarafından İmar kirliliğine neden olma suçunun oluştuğu gerekçesiyle kaldırılarak mahkumiyet kararı verilmesinden sonra, söz konusu karara karşı sanığın suçun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik temyizi üzerine, Dairemizce kurulan hükümde bozmayı gerektirecek hukuka aykırılık bulunmadığından İstinaf Dairesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, tebliğnameye aykırı olarak, CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca temyiz istaminin reddi ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının ONANMASINA karar verilmiştir. Yargıtay Yüksek 4. Ceza Dairesinin ONANMA kararına aşağıda belirtilen nedenlerden dolayı katılmıyoruz. II)DELİLLER: A-HUKUKSAL DEĞERLENDİRME: İmar kirliliğine neden olma" suçu 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesinde; "1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. 3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır. 5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. 6) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz" şeklinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre; yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan ya da yaptıran, yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere su, elektrik veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden, yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişiler maddede yazılı cezalarla cezalandırılacaktır. Maddenin dördüncü fıkrası uyarınca; üçüncü fıkra dışındaki hükümler, ancak belediye sınırları içinde veya özel infaz rejimine tabi yerlerde uygulanacaktır. Ancak, failin ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirmesi durumunda, maddenin bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmayacak, açılmış olan kamu davası düşecek, mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacaktır. B-Dosya kapsamı tüm açıklamaları ile birlikte değerlendirildiğinde; Yargıtay 4.Ceza Dairesi'nin; 29.04.2025 tarihli, 2024/648 esas, 2025/7862 karar sayılı kararında; '' Mahkemece yapılan keşif sonucunda alınan 07/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu konteynerin yere sabit olmayıp, bina niteliğine haiz bulunmadığının tespit edilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür.'' Yargıtay 4.Ceza Dairesi'nin; 24.04.2025 tarihli, 2024/2086 esas, 2025/7629 karar sayılı kararında; 5237 sayılı Kanun'un 184. ve 3194 sayılı Kanun'un 5. maddesindeki bina tanımı, 28.11.2022 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sanığın bahçe niteliğindeki arazi içerisine, tekerlekli tır dorsesi üzerine konteyner monte ederek yaptığı imalatın, zemine herhangi bir inşaai müdahale yapılmadığı ve toprağa sabitlenmediğinden bina niteliğinde olmadığının anlaşılması karşısında, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Somut olay incelendiğinde; Dairemizin yukarıda belirtilen yerleşik ictihatlarında açıklandığı üzere, TCK 184 üncü maddede düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçunun oluşabilmesi için yapılan imalatın bina niteliğinde olması ayrıca zemine ve toprağa sabitlenmesi gerektiği, Yapı niteliğinde olan ve toprağa, zemine sabitlenmeyen imalatların bu suçu oluşturmayacağı, dosyadaki bilirkişi raporunda da ; suça konu yapının ''Ahşaptan sökülebilen ve tekrar monte edilen türden yapı olduğundan imar kirliliği kapsamına girmez. (prefabrik yapı)'' şekilnde belirtilmesi karşısında İmar kirliliğine neden olma suçunun unsurlarının oluşmayacağı kabul edilmelidir. SONUÇ: Yukarıdaki açıklamalar ışığında;Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA karar verilmesi gerekirken, ONANMASINA karar verilmesine karşıyız. 24.04.2025