İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2024/7266 Karar: 2024/13875 Tarih: 2024

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/7266 K.2024/13875

4. Ceza Dairesi 2024/7266 E. , 2024/13875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın Reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararın

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2024/7266 E. , 2024/13875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın Reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararın

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2024/7266 E. , 2024/13875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın Reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Basit yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından sanık ...'nun, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda beraatine dair Mersin 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.09.2023 tarihli ve 2023/414 esas, 2023/647 sayılı kararına karşı müşteki ... tarafından itirazda bulunulması üzerine, Mersin 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2023 tarihli ve E.58022896-2023/414-Ceza Dava Dosyası sayılı yazısı ile müştekinin katılan sıfatının olmadığından bahisle itirazın değerlendirilmesi amacıyla dosyanın merciine gönderilmesini müteakip, itirazın reddine ilişkin mercii Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli ve 2023/464 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 gün ve 2024/60047 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Basit yargılama usulünde itiraz" başlıklı 252/1. maddesinde yer alan, "251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir." şeklindeki, 252/6. maddesinde yer alan, "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru ... bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindeki, 5271 sayılı Kanun'un “Kanun yollarına başvurma ...” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki, Aynı Kanun'un "Kamu davasına katılma" başlıklı 237. maddesinde yer alan, " (1) Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. (2) Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır. " şeklindeki, Yine anılan Kanun'un "Katılma usulü" başlıklı 238. maddesinde yer alan, "(1) Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur. (2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur. (3) Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir." şeklindeki düzenlemeler ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17/05/2022 tarihli ve 2022/3684 esas, 2022/12501 karar sayılı ilâmında yer alan, "Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müşteki ve vekiline... davaya katılmak isteyip istemediği hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin, müşteki vekiline 09/01/2021 müştekiye ise 27/01/2021 tarihlerinde tebliğ edilerek ihtar olunduğu, ancak müşteki ve vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan olmadığı gibi davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda müşteki vekilinin ...itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne ilişkin Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/05/2021 tarihli ve 2021/402 değişik iş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, Mahkemesince müşteki ...'e basit yargılama usulüne ilişkin ihtaratlı tebliğin 05/06/2020 tarihinde tebliğ edilmesini takiben, adı geçen müştekinin dosyaya sunduğu 14/08/2023 havale tarihli yazılı beyan dilekçesinde sanık hakkında şikayetçi olduğunu bildirerek şahsın yargılanmasının istenmesi, akabinde müştekiye 15/09/2023 tarihinde tebliğ edilen inceleme konusu beraat kararlarına karşı da isimlerini bildirdiği tanıkların dinlenerek ve dosyanın mahkeme adını belirtmediği 2022/44211 sayılı dosya ile birleştirilerek yargılama yapılması istemiyle müşteki tarafından süresi içerisinde 19/09/2023 havale tarihli dilekçe ile itiraz edilmesi karşısında, genel hükümlere göre duruşma açılarak karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sanık hakkında, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamenin anlatım kısmında ve sevk maddeleri arasında tehdit suçuna yer verilmediği anlaşılmakla, sanık hakkında tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun'un 170 nci maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 252/1. maddesinde, "251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir." şeklinde, aynı maddenin 2. fıkrasında "İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır." şeklinde, anılan maddenin 6. fıkrasında ise "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru ... bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklinde, aynı Kanun'un "Kanun yollarına başvurma ...” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinde; Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. (2) Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır. şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Buna göre; itiraz üzerine mahkemece öncelikle itirazı yapanın kanun yoluna başvuru ... olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerektiğine, kanun yoluna başvuru ... bulunmayan tarafından yapıldığının kabulü halinde, kararın gereği için dosyanın merciine gönderilmesine, kanun yoluna başvuru ... bulunan tarafından yapıldığının kabulü durumunda ise duruşma açılmak suretiyle genel hükümlere göre yargılama yapılması gerekmektedir. Somut olayda; 5237 sayılı Kanun'un 237/1-1. maddesine göre şikayetçinin, kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar davaya katılabilecek olması ve hüküm verilmeden önce şikayetçinin sanığın cezalandırılmasına yönelik 14.08.2023 tarihli dilekçe vermiş olması karşısında, davaya katılma ve hükme itiraz etme ... bulunduğu, itirazın kabulü ile genel hükümler uyarınca yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine iadesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05.10.2023 tarihli 2023/464 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesine göre, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla