İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/1059 Karar: 2025/7343 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/1059 K.2025/7343

4. Ceza Dairesi 2025/1059 E. , 2025/7343 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/179 E., 2018/9 K. SUÇ : Sövme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/1059 E. , 2025/7343 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/179 E., 2018/9 K. SUÇ : Sövme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/1059 E. , 2025/7343 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/179 E., 2018/9 K. SUÇ : Sövme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sövme suçundan sanığın, mahkumiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarih ve 2025/10037 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; Sanık hakkındaki hükmün açıklanması yönünden ihbara konu, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2016 tarihli ve 2015/510 esas, 2016/364 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 18/05/2017 tarihli ve 2017/803 esas, 2017/559 sayılı kararı ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulmuş ise de, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı sanık müdafiince 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 308/A maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 13/10/2020 tarihli ve 2020/1546 esas, 2020/1473 sayılı kararı ile ihbara konu Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2016 tarihli kararının kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında denetim süresi içerisinde işlenmiş kasıtlı bir suç sebebiyle verilen kesinleşmiş bir mahkûmiyetten söz edilemeyeceği cihetle, hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 20/05/2019 tarihli ve 2018/6862 esas, 2019/9208 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda dava zamanaşımı müessesesi 102. maddede düzenlenmiş olup, bu maddenin birinci fıkrasının dördüncü bendine göre; 5 yıldan fazla olmamak üzere düzenlenen hapis cezalarını içeren suçlar için olağan zamanaşımı süresi 5 yıl olarak öngörüldüğü, zamanaşımını kesen sebepler aynı kanunun 104/1. maddesinde, zamanaşımının kesilmesi halinde kesilme gününden itibaren zamanaşımının süresinin yeniden başlayacağı hükmü 104/2. maddesinde, uzatılmış yani olağanüstü zamanaşımı süresi ile ilgili düzenleme ise 104/3. maddede düzenlendiği ve buna göre 5 yıldan fazla hapis cezası öngörülmeyen suçlar için olağanüstü zamanaşımı süresi 7 yıl 6 ay olacağı nazara alındığında, somut olayda; sanığın itham olunduğu sövme suçu için öngörülen hapis cezası 5 yıldan az olduğu için olağan zamanaşımı süresi 5 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 7 yıl 6 ay olacağı ve suç tarihinin 26/02/2005 tarihi olduğu gözetildiğinde, ayrıca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihi olan 06/02/2009 tarihi ila sanığın denetim süresi içerisinde işlediği suç tarihi olan 24/08/2010 tarihleri arasındaki 1 yıl 6 ay 23 günlük durma süresi de eklendiği halde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezaların türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/1-4 ve 104/3. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında; İsabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Bir numaralı isteme yönelik incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinde "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar." şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir. İnceleme konusu dosyada; Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2016 tarihli ve 2015/510 esas, 2016/364 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 18.05.2017 tarihli ve 2017/803 esas, 2017/559 sayılı kararı ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesi üzerine sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulmuş ise de, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı sanık müdafiince 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 13.10.2020 tarihli ve 2020/1546 esas, 2020/1473 sayılı kararı ile ihbara konu Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2016 tarihli kararının kaldırılarak ve sanığın beraatine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında denetim süresi içerisinde işlenmiş kasıtlı bir suç sebebiyle verilen kesinleşmiş bir mahkûmiyetten söz edilemeyeceği ve hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. B. İki numaralı isteme yönelik incelemede; Gerekçe bölümünün (A) bendinde belirtilen bozma kararının niteliğine göre incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iki nolu isteme yönelik kanun yararına bozma istemi ile ilgili İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bir nolu isteme yönelik kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 3.Sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin Çifteler Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2018 tarihli ve 2017/179 Esas, 2018/9 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 4.5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca sanık hakkında denetim süresi içinde yeni bir suç işleyip işlemediğinin belirlenmesi için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla