Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/13238 E. , 2026/5484 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/446 E., 2015/1274 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/13238 E. , 2026/5484 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/446 E., 2015/1274 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 52... /1.maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2015 tarihli ve 2015/446 Esas, 2015/1274 Karar sayılı kararlarının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2025 gün ve 2025/140616 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; 1. Sanığın üzerine atılı hakaret suçunun 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde yapılan değişiklik önceki hâline göre uzlaştırma kapsamında ise de, suç tarihinde ve hüküm tarihindeki şekline göre anılan Kanun’un 253/3. maddesinin 2. cümlesine göre uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen 5237 sayılı Kanunu'un 106/1-1. madde ve cümlesinde düzenlenen tehdit suçu ile birlikte işlenmesi hâlinde uzlaşma hükümleri uygulanmayacağı şeklindeki hükmü nazarında, suç tarihi ve hüküm tarihi itibariyle hakaret suçu bakımından da uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik ile tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmasından sonra, hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kararı bakımından 5271 sayılı Kanun’un 2 53... . maddelerinde yapılan değişiklik ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi gözetilerek suretiyle uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının gerekmesinde, 2. Kabule göre, Sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK'nın 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 72. maddesiyle "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." cümlesi eklenmiş ise de, daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşme tarihi itibariyle engel oluşturmaması karşısında, "...sanığın celp edilen adli sicil kaydına göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediği" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1 Numaralı İstem Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309. ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; her ne kadar 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca TCK’nın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; sanık hakkında 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre tehdit suçu ile birlikte işlenen hakaret suçu da uzlaşmaya tabi hale gelmiş ise de; kanuni değişiklik öncesi yargılamaya konu suçun uzlaştırma kapsamında olmaması nedeniyle bu hususta karar tarihinden sonra yürürlüğe giren değişiklik gereğince mahallinde mahkemece her aşamada uyarlama yargılaması yapılabileceği anlaşılmakla kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2 Numaralı istem Yönünden Adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan sanık hakkında Yerel Mahkemece "Sanığın celp edilen adli sicil kaydına göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşıldığından 6545 Sayılı Yasanın 72 maddesi ile değişik CMK' nun 231/8 maddesi uyarınca CMK' nun 231. Maddesinin uygulanmasına kanunen yer olmadığına," gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.05.2023 tarihli 2021/4-1 62... /255 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere Yargılamaya konu suç tarihinin 11.12.2014 olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasına eklenip 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğine ilişkin düzenlemenin suç tarihinde yürürlükte bulunduğu dikkate alındığında, sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, yargılamaya konu suç tarihi itibarıyla sanık hakkında verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yasal engel oluşturacağı anlaşıldığından, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.