KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2025/2701 E., 2025/11551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/1247 E., 2021/1595 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, atılı suçu işlemediğine ve SEGBİS kayıtlarının dinlenilmesini talep ettiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
1. Hakaret suçu mağdurun huzurunda işlenebileceği gibi gıyabında da gerçekleştirilebilir. Hakaret suçunun huzurda işlenmesinin en tipik örneği, fiilin mağdurun yüzüne karşı işlenmesidir. Fail, bu durumda hareketi doğrudan öğrenir. Suçun huzurda işlenmiş olması mutlaka fail ile mağdurun fiilin işlendiği sırada yüz yüze olmasını gerektirmez. Şayet fail, fiili işlediği sırada mağduru hedef alan hakaretinin mağdur tarafından da doğrudan algılanabileceğini biliyor ve istiyorsa, bu durumda da suç huzurda işlenmiş sayılacaktır.
Hakaret suçu, mağdurun olmadığı veya doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlendiğinde gıyapta hakaret suçu oluşmaktadır. Ancak gıyapta hakaret suçunun cezalandırılması için, failin mağdur dışında toplu veya dağınık en az üç kişiyle ihtilat ederek bu suçu işlemesi gerekmektedir. Suçun faili ihtilatı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. İhtilat kişilerle birebir görüşerek gerçekleşebileceği gibi, üç veya daha fazla kişiye mektup göndermek, telefon etmek, SMS veya e-mail göndermek suretiyle de gerçekleştirilebilir. Ancak ihtilat unsurunun gerçekleşmesi için, failin sözleri en az üç kişinin duyabileceği bir ortamda ve şekilde söylemesi yeterli olmayıp, muhatapların bizzat anlamaları ve vakıf olmaları lazımdır.
Somut olayda; sanığın SEGBİS bağlantısının açık olduğunu bilmediği bu nedenle henüz kendi duruşmasının başlamadığı sırada Mahkeme heyetine yönelik hakaret içerikli sözler sarf ettiği ve sanığın 08.11.2019 tarihli savunmasında mikrofonun sesini kapalı olarak gördüğünü beyan etmesi karşısında; sanığın kastının gıyapta hakaret niteliğinde olduğu ve bu kapsamda hakaret fiiline vakıf olan mağdurlar dışında başkaca kimselerin olup olmadığı araştırılarak tespit edilmesi durumunda yöntemince tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre de;
a. 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi, sanığın SEGBİS vasıtasıyla duruşma salonuna bağlı iken Mahkeme heyetine hakaret ettiği belirtilen dosyanın duruşmasının açık veya kapalı olup olmadığı belirlendikten sonra, aleniyet unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması,
b. 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanamayacağı ancak bu durumun hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesine engel teşkil etmediği, aynı Kanun'un 108/7. maddesinde cezanın infazından sonra denetim süresi içinde kendilerine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirlerin disiplin hapsine tabi tutulacağının belirtildiği gözetilmeden, sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2025/2701, K. 2025/11551, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama