Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/4970 E. , 2025/18700 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/303 Değişik İş SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanu
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/4970 E. , 2025/18700 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/303 Değişik İş SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın hakaret suçundan cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın reddine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mercii kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.05.2025 tarih ve 2025/55564 sayılı istem yazısı Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " ...Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu nazara alındığında, sanığın müsnet suçu 16/05/2014 tarihinde işlediği, iddianame tarihinin 04/06/2014 olduğu ve sanık hakkında Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen erteli mahkûmiyet kararı ile 14/10/2015 tarihinde zamanaşımı süresinin kesildiği ve bu tarihten sonra zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de olmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında erteli mahkûmiyet kararının verildiği 14/10/2015 tarihinden, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 06/12/2022 tarihli ilamı ile hükmün bozulması sonrası hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği 12/12/2023 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde düzenlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin tamamlandığından kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiğinin gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı açısından sanık hakkında uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesi; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası; a. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b. Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c. Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d. Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e. Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer. (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur. (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (5) (Değişik fıkra: 29.06.2005-5377 S.K./8.mad) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar. (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs hâlinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. (7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi hâlinde dava zamanaşımı uygulanmaz." şeklinde, Anılan Kanun'un 67. maddesi; "(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak; a. Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b. Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c. Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d. Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanun'da belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." biçiminde düzenlenmiştir. Görüleceği gibi 5237 sayılı Kanun'da bütün suçlar bakımından kesme nedenleri ortak olarak düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 67/2. fıkrasında, suçla ilgili olarak şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, iddianame düzenlenmesi, sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde dava zamanaşımının kesileceği kabul edilmiştir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 15.10.2014 tarihinde savunması alınan sanık hakkında 14.10.2015 tarihinde verilen mahkumiyet hükmünün Dairemizce bozulmasından sonra 12.12.2023 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşılmıştır. Sanığın yargılama konusu hakaret eylemi için 5237 sayılı 125/3.a maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü, 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını son kesen işlem olan, bozma öncesi mahkumiyet hükmünün kurulduğu 23.11.2015 tarihinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı suçtan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2024 tarihli ve 2024/303 Değişik İş kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 309/4.(d) bendi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık hakkında hakaret suçundan açılan KAMU DAVASININ, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. fıkrası uyarınca DÜŞMESİNE, 4. Yargılama giderlerinin Hazine üzerine bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.