Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/5504 E. , 2025/16724 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/1157 Değişik İş SUÇLAR : Hakaret, tehdit KARAR : İtirazın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında hakaret ve tehdit suçlarından verilen kovuşturmaya yer olmadığına
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/5504 E. , 2025/16724 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/1157 Değişik İş SUÇLAR : Hakaret, tehdit KARAR : İtirazın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında hakaret ve tehdit suçlarından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen mercii kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/60698 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, müştekinin şikayet dilekçesinde 23/07/2023, 30/10/20 23... /11/2023 tarihlerinde Whatsapp üzerinden şüphelinin ''...havlamaktan, çirkeflik yapmaktan Safranbolu'ya da fethetmişsin...zaten varil kadar olmuşsun seni kimse almaz..orospu..evliyken bile durmamışsın evli adamla görüşmüşsün sen utanmıyor musun, utanmaz, ruh hastası şeklinde..'' şeklinde mesajlar attığından bahisle şikayetçi olması üzerine, Safranbolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/02/2024 tarihli karar ile ifadelerin kaba söz olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de, Şüphelinin beyanının alınarak, 21/12/2023 tarihli şikayet dilekçesi ekinde belirtilen mesajların kendisini tarafından atılıp atılmadığı sorularak ve telefon numarasının şüpheliye ait olup olmadığı belirlenmesini takiben müştekinin sunmuş olduğu yazışmaların doğru olup olmadığı, görüşmeye ait ekran görüntülerinde silinmiş mesajların olup olmadığı, silinmiş mesajlar var ise kendisi tarafından orjinal halinin sunulup sunulmayacağı tespit edildikten sonra sonucuna göre şüphelinin hukukî durumumun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Hakaret Suçuna Yönelik İstem Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", aynı maddenin ikinci fıkrasında "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' 170/2 maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı bir iddianame düzenler. 172/1. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Mahkeme, kamu davası açılması için yeterli şüpheyi uyandıracak deliller bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli şüpheyi uyandıracak deliller bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise; “Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.” denilmek suretiyle etkin soruşturma yapılması zorunluluğu vurgulanmıştır. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin şikayet dilekçesi ekinde bulunan mesajlardaki sözlerin rahatsız edici kaba ve nezaket dışı davranış niteliğinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, soruşturmaya konu sözlerin muhatabın onur şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte olduğu anlaşıldığından, şüphelinin ifadesinin alınması, mesajın şüpheli tarafından atılıp atılmadığının belirlenmesi ve gerekli tüm soruşturma işlemlerinin yapılması, sonucuna göre şüpheli hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle itiraz merciince itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. B. Tehdit Suçuna Yönelik İstem Yönünden Suça konu mesajlarda şikayetçiye yönelik tehdit niteliğinde bir söz bulunmadığından bu suçtan verilen kovuşturma yer olmadığına dair karar ve bu karara yönelik itirazın reddine dair kararda isabetsizlik bulunmadığından kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir. III. KARAR 1. Tehdit suçuna ilişkin isteme yönelik kanun yararına bozma istemi ile ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki hakaret suçuna ilişkin istem yerinde görüldüğünden kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 3. Şüpheli hakkında hakaret suçuna ilişkin Karabük Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.03.2024 tarihli ve 2024/1157 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 4. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.