İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/9273 Karar: 2026/6590 Tarih: 2026

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/9273 K.2026/6590

4. Ceza Dairesi 2025/9273 E. , 2026/6590 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/930 E., 2022/1395 K. SUÇ : Fuhuş HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerinin san

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/9273 E. , 2026/6590 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/930 E., 2022/1395 K. SUÇ : Fuhuş HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerinin san

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/9273 E. , 2026/6590 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/930 E., 2022/1395 K. SUÇ : Fuhuş HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerinin sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilen düzeltilerek esastan ret kararının, İlk Derece Mahkemesi kararındaki maddi hataların düzeltilmesine ilişkin olup, ceza artırımı olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla kararın 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyiz incelemesine tabi bulunmadığı gibi Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının 29.12.2022 tarihli itiraz dilekçesinin de temyiz istemi olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, dava dosyasının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, Cumhuriyet savcısının itiraz dilekçesi hakkında gereği için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde karar verildi. (Muhalif) (Muhalif) KARŞI OY Sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca fuhuş suçundan kamu davası açılmış olup, Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi TCK 227/3, 62/1, 53, 52/ ve 58 maddeleri uyarınca 9 kez 10 ay hapis ve 3320 TL adli para cezasına hükmetmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine, sanık hakkında verilen ''9 kez 10 ay hapis ve 3320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına'' ilişkin hükümlerdeki ibare Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesince maddi hata kabul edilerek hükümlerden çıkarılmış, TCK 227/2 ve 62/1 maddeleri uyarınca sanık hakkında ''9 kez 1 yıl 8 ay hapis ve 166 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına'' şeklinde istinaf başvurusunun hükümlerdeki hukuka aykırılıkların düzeltilmesi suretiyle esastan reddine, CMK'nın 286/2-a-b madde ve fıkraları kesin olmak üzere karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının daire kararına karşı sunduğu itiraz dilekçesi temyiz başvurusu olarak kabul edilmiştir. Dairemiz çoğunluk görüşü, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının itiraz dilekçesinin de temyiz istemi olarak değerlendirilemeyeceği düşüncesiyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar vermiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.12.2016 tarih, 2016/21 Esas, 2016/2108 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; Cezanın belirlenmesi aşamasında artırım ya da indirim yapılırken hesap veya yazım hatası yapılıp bir sonraki hesaplamanın yapıldığı ya da sonuç cezanın açıklandığı fıkrada bu hatadan dönülerek doğru sonuca ulaşılmış, dolayısıyla aradaki hesap ya da yazım hatası sonuca etkili olmamış ise, yapılan hesap ya da yazım hatası "cezayı aleyhe bozma veya düzeltme yasağı" kapsamında kalmayacak, aksi halde, yani yapılan hesap ya da yazım hatası, sanığın daha az ceza almasına yol açacak şekilde sonuç cezanın belirlenmesine yol açmış ve hüküm bu sonuç üzerine kurulmuş ise, hatalı da olsa açıklanan ve hükmedilen bu ceza miktarı anılan kurala konu olacaktır. Aleyhe temyiz bulunmadığı halde sonuç cezanın hesap hatası, yazım hatası denilerek düzeltilmesi veya kazanılmış hak saklı tutulmadan bozmaya konu edilmesi 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 326/4. maddesindeki amir kurala aykırı olacaktır. Nitekim Ceza Genel Kurulu da çeşitli kararları ile, hesap hatası yapılan hükme ilişkin lehe temyiz davasında aleyhe düzeltmeme zorunluluğuna açıklık getirmiş ve ‘temyiz incelemesinde öncelikle temyizin lehe veya aleyhe mi olduğu tespit edilerek, incelemenin buna göre yapılması gerektiği, sanık lehine tecelli edecek bir hatanın tazammun edeceği hukuki neticelerin aleyhte tevessülatta bulunmadıkça değiştirilemeyeceği’ (31.01.1949 gün ve 171-35),‘ilk hüküm sanık tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olsaydı durum ne olacak idiyse, lehe temyizin bu durumu değiştirmemesi gerektiği’ (19.06.1967 gün ve 114-162, 13.04.1964 gün ve 154-167), ‘hesap hatası sonucunda eksik tayin edilen hapis cezasının ceza miktarı yönünden kazanılmış hak oluşturacağı’ (07.10.2008 gün ve 198-211; 15.12.2015 gün ve 602-509) vurgulamıştır. Bu açıklamalar karşısında, dosya içeriğine göre ilk derece mahkemesince dosyada istinaf dışı olan sanık...'ya ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında da aynı nitelikte hüküm kurduğu, istinaf mahkemesince de hükümden çıkarılan paragrafın netice cezanın belirlenmesine yönelik olduğu anlaşıldığından, bu şekilde istinaf mahkemesinin düzelterek esastan ret kararının maddi hatayı düzeltmek şeklinde olmadığı, cezayı artıran hal olduğu anlaşılmaktadır. CMK 283. madde ''İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.'' şeklinde düzenlenmiştir. İstinaf başvurusunun sadece sanık müdafii tarafından yapıldığı, aleyhe bir başvuru (Savcı veya Katılan) bulunmadığı halde cezanın artırılması CMK 283. maddesindeki "Aleyhe Değiştirme Yasağı" ilkelerine açıkça aykırıdır. CMK 286/2-b madde '' İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez.'' şeklinde düzenlenmiştir. Olayımızda, istinaf mahkemesi hukuka aykırı şekilde cezayı artırdığı için, ilk derece mahkemesinin 5 yıl altındaki hapis cezası "artırılmış" hale gelmiştir. Bu durum, CMK 286/2-b maddesindeki temyiz yasağına aykırıdır. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu 9 kez 10 ay hapis cezasının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 9 kez 1 yıl 8 ay hapis cezası şeklinde artırıldığının kabulü ve üst sınırı 1 yılı aşan suçtan dolayı hapis cezasını artıran Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi kabulü ile hükmün esastan incelenmesi yerine, incelenmeksizin iadesine yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla