KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/10277 E., 2010/7962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/05/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda. Mahkemece davanın reddine dair verilen 26/05/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 26/06/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi, karşı taraf davalı adına gelen olmadı.
Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu 24.05.2008 günlü gazete yayınında; Bir siyasi partinin il başkanı olan davalının, dava dışı bir Oda başkanı ile yaptığı görüşme sırasında, büyükşehir belediye başkanı olan davacıyı eleştirilirken, “Sayın ..., kongre merkezini başbakana açtırarak götürüm işini yaptığınız yeri nasıl açtırdınız?... ... rant peşinde… ... götürüm yaptığı yerleri Cumhurbaşkanı ve Başbakana açtırıyor.” biçiminde sözler söylemiştir.
Dava konusu sözler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının, davacı hakkında söylediği “götürüm” sözcüğünü, Türk Dil Kurumu sözlüğündeki argo anlamı olan “çalmak” anlamında kullanıldığı sonucuna varılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilerek, “götürüm” sözcüğünün davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu benimsenip davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/10277, K. 2010/7962, 29 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama