KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/10390 E., 2010/6116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Bölge Müdürlüğü'ne izafeten ... Bölge Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/10/2004 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, Vakıflar Tüzüğü’nden kaynaklanan idare alacağı ile bu alacağa işleyen faizin ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı idare, ... Vakfı Mütevellisi olan davalının, 2000 yılına ilişkin idare alacağını ödemediğini belirterek, idare alacağı ve işlemiş faiz toplamının davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı ise, haksız davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, bilirkişi raporu gereğince davalı mütevelli tarafından 2000 yılına ait 2.906.33 YTL alacağın ödenmediği, asıl alacağa dava gününe kadar 4.332,82 YTL faiz işlediği kabul edilerek, asıl alacak ve faiz toplamı 7.239,15 YTL’nin dava gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemece Borçlar Yasası’nın 104/son maddesi gereğince faize faiz yürütülemeyeceği gözetilmeyerek, asıl alacak tutarı ile birlikte işlemiş faiz tutarı üzerinden faiz yürütülmş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/10390, K. 2010/6116, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama