KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/10577 E., 2010/9324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/03/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın reddine dair verilen 04/03/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/09/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili gelmedi, karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı noter tarafından yapılan araç satış işleminde özenli inceleme yapılmaması nedeniyle uğradığı zararın tazminini istemiştir.
Davalı ise, satış sırasında sunulan belgelerin sahteliğini anlamanın mümkün olmadığını, yasal düzenleme gereğince yapması gereken incelemeyi yaptığını, davacı ile üçüncü kişinin ağır kusurlu eylemi nedeniyle illiyet bağı kesildiğinden istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, üçüncü kişinin ağır kusurlu eyleminin bulunduğu ve davacının satış sırasında gerekli özeni göstermemesi nedeniyle illiyet bağının koptuğu gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Davaya konu satış işlemi sırasında satıcının, sahte kimlik belgesi ile ilişik kesme belgesi, motorlu araç tescil belgesi ve motorlu araç trafik belgesi kullanarak satış işlemini gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Satış işlemi sırasında sahte kimlik belgesi kullanıldığının anlaşılabilmesi davalı noter yönünden zor ise de, kimlik belgesi, motorlu araç tescil ve trafik belgesi ile ilişik kesme belgelerinin karşılaştırılması zorunludur.
Satış işlemi sırasında sunulan sahte kimlik belgesinde doğum yeri "Uğurludağ" yazılı olduğu halde tescil belgesinde "İskilip" yazılı olduğu anlaşıldığından bu farklılığın nedeni konusunda kuşkulanılıp gerekli araştırmanın yapılması gerekir.
Yeni ilçe oluşturulması gibi bir olgu varsa bunun ve değişiklik tarihinin de araştırılmasının yanı sıra sahte kimlik belgesinde doğum yeri, nüfusa kayıtlı olunan yer olarak yazılı bulunan "Uğurludağ", sahte tescil belgesine eksik olarak "..." olarak yazıldığından bu farklılığın nedeni konusunda da gerekli incelemenin yapılmaması da davalının özenli davranmadığını ve kusurlu olduğunu göstermektedir.
Yerel mahkemece zararın kapsamı belirlenerek olayın gelişim biçimine göre davalının kusuru da gözetilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/10577, K. 2010/9324, 21 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama