KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11318 E., 2010/6609 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ... ve diğerleri aleyhine 28/10/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 23/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı gazetede, "Ballı doktor" başlığı ile yayımlanan gerçek olmayan haber içeriğinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalılar ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davalılardan ... ...'nın şikayeti üzerine hakkında açılan disiplin soruşturması sonunda davacıya kınama cezası verildiği, yayın gününde davacı hakkındaki şikayet ve soruşturmanın haber olarak yayımlandığı, diğer davalı ...'ın kullandığı deyimde davacıya hakaret kastı bulunmadığı gerekçesiyle, tüm davalılar yönünden istemin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, dava konusu yayın nedeniyle davalılar hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2008/43625 sayılı hazırlık soruşturması sonunda davalılardan ... ... hakkında suç atma (iftira) suçundan dolayı kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına, diğer davalılar ... ile ... ... hakkındaki dosya ayrılarak basın yolu ile hakaret suçundan dolayı işlem yapılmak üzere Basın Savcılığı'na gönderilmesine karar verildiği; ancak, sonucunun araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle, davalılardan ... ile ... ... yönünden ayrılmasına karar verilen dosya getirtilip incelenerek, haklarında kamu davası açılıp açılmadığı, açılmış ise sonucu beklenilerek ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11318, K. 2010/6609, 2 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama