KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11540 E., 2010/11614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/09/2006 gününde verilen dilekçe ile nişanın bozulması nedeniyle alacak istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın reddine dair verilen 30/04/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 09/11/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil ... ve vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı asil ....ve vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Tarafların diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istem reddedilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı ile aralarında nişanlılık ilişkisi bulunduğunu, nişan hediyesi olarak davalıya araba ve taşınmaz satın aldığını, nişanın davalı tarafından haksız olarak sona erdirildiğini ileri sürerek, nişanın bozulması nedeniyle uğradığı manevi zararının, nişan hediyesi olarak verdiği araba bedelinin, aracı kullanmaktan kaynaklanan zararının ödetilmesine ve taşınmazın geri alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise, davacı ile aralarında nişanlılık ilişkisi bulunmadığını, aynı avukatlık bürosunda ortak olarak çalıştıklarını, araba ve taşınmazı kendi parası ile aldığını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, taraflar arasında geleneklere uygun nişan yapılmadığı, resmi olmayan biçimde ortaklık ilişkisi bulunduğu, taraflar arasındaki gönül ilişkisinin nişanlanma değil "…gayrı ahlaki bir yaşam tarzı…" olduğu ve "…gayrı ahlaki bir sonuç elde etmek için …" verilen şeyin geri istenemeyeceği belirtilerek istemin reddine karar verilmiştir. Ne var ki taraflar arasında nişanlanma ilişkisinin olmadığı belirtilmek amacıyla da olsa "gayri ahlaki ilişki" ve "... gayrı ahlaki yaşam tarzı…" bulunduğu biçimindeki niteleme, dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmasına, yerel mahkeme gerekçesine uygun olmadığından; bu bölümün hüküm gerekçesine yazılması doğru olmamıştır.
2009/11540-2010/11614
3-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesi uyarınca; dava konusunun para veya para ile değerlendirilebilir olması durumunda avukatlık ücreti, Tarife’nin üçüncü kısmına göre nispi olarak belirlenir. Aynı Tarife'nin 10/son maddesi gereğince manevi tazminat davalarının tümden reddedildiği durumlarda avukatlık ücreti, Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre belirlenir.
Davacının maddi ve manevi tazminat istemleri tümden reddedildiğine göre, reddedilen maddi ve manevi tazminatlar nedeniyle, davalı yararına yukarıda açıklanan Tarife gereğince ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, tek vekalet ücreti takdir edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden;
Kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, bu nitelemelerin gerekçeden çıkarılması suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11540, K. 2010/11614, 9 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama