KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/12689 E., 2010/8574 K.·Avukatlık Kimliği Haksız Eylem Nedeniyle Kişilik Haklarına Saldırı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2010
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 438 ]
1136 S. AVUKATLIK KANUNU [ Madde 9 ]
"İçtihat Metni"
Davacı S.... B...... vekili Avukat L…
……. B…
…… tarafından, davalı A…
…… T.A.Ş aleyhine 21/02/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/05/2009 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Vekil edenine ait çek bedelini almak amacıyla davalı banka şubesine giden davacı, yeterli para bulunmadığı gerekçesi ile kuralsız (keyfi) olarak bekletildiğini, daha sonra avukatlık kimliğinin geçerli belge olarak kabul edilmediğini, işini görmesinin engellendiğini, banka görevlilerince azarlanıp küçük düşürüldüğünü belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, çek karşılığı kadar tutar bulunmadığından ödemenin geciktiğini, davacının sunduğu avukatlık kimliğinin 4208 sayılı Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair Yasa ve bu Yasa'nın uygulanmasına ilişkin Yönetmelik ile Danıştay kararı gereğince geçerli olmadığını, 2.000,00 TL üzerindeki işlemler için nüfus kimlik belgesi, ehliyet ve pasaport gibi bir kimlik belgesi sunmayan davacının çek bedelini alamadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, Avukatlık Yasası'nın 9. maddesinde avukatlık kimliğinin tüm resmi ve özel kuruluşlarca kabul edileceğine ilişkin düzenleme yer aldığı, yönetmelik ve yönergelerin yasaya aykırı olamayacağı; ayrıca, seslerini yükseltip el-kol hareketleri yaparak "...nereye şikayet edersen et..." biçiminde sözler söyleyerek karşılıklı saygı sınırlarını aşan banka görevlilerinin söz ve eylemlerinin avukata olan davacının meslek ve kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesi ile istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Dava konusu olayda; davalı banka çalışanlarının Yönetmelikte sayılan belgelerin sunulmasını istemelerinde yasaya aykırılık yok ise de, sergiledikleri tutum ve davranışlar davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğundan davacı yararına manevi tazminat takdir edilmiş olması yerindedir. Ne var ki, davacı yararına takdir edilen 5.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 2.500,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/12689, K. 2010/8574, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama