KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/14360 E., 2010/11004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 04/07/2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 06/02/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı ... gazetesinin 14.04.2006 günlü sayısında “Başkan Görevde!” başlığı ile yayımlanan haberin gerçek olmadığını, gösteri yapan gurup ile birlikte polislere molotof kokteyli atan kişi olarak gösterildiğini belirterek, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar ise, yayının görünür gerçeklik kapsamında kaldığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Dava konusu edilen “Başkan Görevde!” başlıklı haberde; “…... olayları Viranşehir’e sıçradı. Göstericiler arasında yer alan Belediye Başkanı Cin de gurup ile birlikte polislere taş attı…”, “…asıl ilginç gelişme, Viranşehir Belediye Başkanı ...’in de gösterici gurubu içinde bulunmasıydı…”, “…molotof kokteyli atanlar arasında Başkan ...’in de bulunduğu saptandı…” biçimindeki anlatımlara yer verilmiştir.
Dosya içeriğinden; Viranşehir Belediye Başkanı olan davacının, Viranşehir Kaymakamı ile görüşerek ilçede meydana gelen yasa dışı gösteriyi yatıştırmak amacıyla göstericilerin yanına gittiği, polislere taş atmadığı, yasa dışı gösteri nedeniyle hakkında adli ve idari soruşturma da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacıyı, adı ve görevi de belirtilerek “polislere molotof kokteyl atan kişi” olarak gösteren haber, davacı yönünden gerçek değildir. Gerçek olmayan haber ise kişilik haklarına saldırı oluşturur.
Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek, oluşa ve haberin veriliş biçimine göre davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/14360, K. 2010/11004, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama