KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/3064 E., 2010/292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... San. Tic. Ltd. Şti ve ... aleyhine 02/10/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı ... San. Tic. Ltd. Şti vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ile davalılardan ... Ticaret Sanayi Ltd Ş tarafından temyiz olunmuştur.
Davalılardan ... Ticaret Sanayi Ltd Ş'ne ait olup diğer davalı ...’in sürücüsü olduğu aracın, tek yönlü yolda geri manevra yaparken yolda yürümekte olan davacıların 58 yaşındaki desteğine çarparak ölümüne neden olduğu anlaşılmaktadır. Davalı sürücü, tek yönlü yolda hatalı manevra yaptığı gerekçesiyle olayda 6/8 oranında, yaya yolunu kullanmayan destek ise 2/8 oranında kusurlu bulunmuşlardır. Olayın gelişim biçimi, kusur durumu, ölenin davacılara olan yakınlık derecesi gözetildiğinde davacılar yararına takdir edilen 8.000,00’er YTL manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır.
3-Davalılardan ... Ticaret Sanayi Ltd Ş'nin diğer temyiz itirazına gelince; Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacılardan ...’un destek ve muhtaçlık yaş sınırı olan 22 yaşın üstünde olduğundan destekten yoksun kalma tazminatı alamayacağı ancak, desteğin sağlığında davacıya yardımının olması, davacının herhangi bir işte çalışmaması ve halk otobüsünden elde edilen gelirin geçimi için yeterli olmadığı açıklanarak destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacılardan ...’un desteğin kızı olduğu, olay gününde 33 yaşında olup üniversite mezunu olduğu, 13/9/2001 günü boşanarak öldüğü güne kadar desteğin yanında kaldığı, aylık ortalama 500,00 YTL gelir getiren 2006 model otokar halk midibüsünde % 15 oranda pay sahibi olduğu, oturduğu ev ile sobalı bir dairede ½'şer oranlarda payının bulunduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda, davacının yaşı, eğitim durumu ve sahip olduğu olanaklar nedeniyle ölen annesinin desteğinden yoksun kaldığı kabul edilmez.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacılardan ...'un destekten yoksun kalınan tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/3064, K. 2010/292, 20 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama