KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/3481 E., 2010/168 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 31/07/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, hakaret ve yaralama eylemleri nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteğine ilişkindir. Yerel mahkemece maddi tazminat isteği tümden reddedilmiş; manevi tazminat isteğinin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı, davalıların değişik günlerde hakaret, tehdit ve yaralama eylemlerinde bulunduklarını iddia ederek bu eylemlerin hepsinden dolayı tazminat istemiştir. Yerel mahkemece, sadece 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2007/463 Esas sayılı cezalandırmaya ilişkin kesinleşmiş kararında yer alan hakaret eylemi nedeniyle manevi tazminat takdir edilmiştir. Oysa aynı mahkeme kararı gereğince, davalılardan ...'ın tehdit suçundan da cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.
Bundan başka, 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2004/1013 Esas sayılı dava dosyasında da davalılar hakkında hakaret, yaralama ve tehdit suçlarından devam eden bir dava daha bulunmaktadır. O halde dava dilekçesinde dayanılan tüm olaylar, bu olaylar nedeniyle açılmış olan tüm ceza davalarındaki kanıt ve kararlar hep birlikte değerlendirilmek suretiyle davacı yararına manevi tazminat takdir edilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik inceleme sonucu yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/3481, K. 2010/168, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama