İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/3788 K.2010/843

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 08/05/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 22/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca…

Esas2009/3788Karar2010/843Tarih4 Şubat 2010Okuma3 dk · 582 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2009/3788 E., 2010/843 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Şubat 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

582 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 08/05/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 22/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/02/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş; hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Davacı vekili 08.05.2008 tarihli dava dilekçesinde; ... Gazetesinin 04.04.2008 tarihli nüshasının üçüncü sayfasında davalılardan ...’un, köşesinde kaleme aldığı yazısına “Sayın Dingil” diye başlayarak bir şahsa seslendiğini ve yazısını ona yönelttiğini ifade ederek, yazının girişinde “dingil” kelimesinin tanımını yaptıktan sonra kimden bahsettiğini, partinin sözcüsü olarak ekranlara çıktığını söyleyerek davacı ...’ın konuşmalarından alıntılar yapıp, davacıdan söz ettiğini vurguladığını ve sürekli “Sayın Dingil” diye seslenerek davacıyı aşağılamaya ve halkın gözünde küçük düşürmeye çalıştığını, kişiliğinden bahsederken de hakaret kastı ve amacı güderek onun, “umursamaz”, “duyarsız”, “teslimiyetçi”, “ikiyüzlü ve sahtekâr” olduğunu vurguladığını,

2009/3788-2010/843

davacıyı töhmet altında bırakacak gerçek dışı bilgilere yer verdiğini, hukuka aykırı ve haksız yayın ile davacının kişilik haklarını ağır surette ihlal ettiğini, böylece basın özgürlüğü sınırlarının aşıldığını ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalılar vekili; yazıda davacının kişilik haklarına doğrudan bir müdahale bulunmadığını, isminin zikredilmediğini, matufiyet öğesinin oluşmadığını, ülkenin gündemindeki hassas konular ile Hükümetin icraatlarının değerlendirildiğini, düşünce açıklaması ve eleştiri mahiyetinde olduğunu, davacının siyasi sıfatıyla sert eleştirilere muhatap olabileceğini, ayrıca talep edilen tazminatın davacıyı zenginleştirme niteliği taşıyacak kadar yüksek bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Yerel mahkemece; yazıda davacının doğrudan isminin geçmediği gibi, davacının ekranlarda siyasi bir konuda yaptığı açıklamalarda kullandığı kelimelere benzer sözcükler kullanılarak yazının cevap mahiyetinde kaleme alındığı, yayında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemiz sayın çoğunluğunca yerel mahkeme kararı hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

Ülkemizde her gazete okuyucusunun köşe yazılarını okumadığı bilinen bir gerçek olduğu gibi, her gazetenin köşe yazarlarının yazılarını kaçırmadan takip eden bir okuyucu kitlesi de mevcuttur.Davalı yazarın yazılarını izleyen okurlar tarafından kimin muhatap alındığı duraksamaya yol açmadan anlaşılabilecek durumdadır.

Şu halde isim zikredilmese de matufiyet öğesi bulunmaktadır.Yazının iki yerinde “dingil”, dört ayrı yerinde de “Sayın Dingil” sözcüğü geçmektedir.Dingil kelimesinin ne anlama geldiğini davalı yazar yazısının başında tanımlama ihtiyacı duymuştur.Ne var ki yazı bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu manada kullanılmadığı,

aksine argo olarak aptal, salak, kaba, saba anlamında kullanıldığı anlaşılmaktadır.Argo kelimeler konuşma ve yazılara canlılık getirmek, şaka ve mizah duygusu katmak maksadıyla kullanıldığı gibi, yersiz ve zamansız kullanıldığında da kötü izlenim yaratır.Sürekli kullanıldığında ise daha sıkıcı hal alır.Dava konusu yazıda da olumsuz manada yer verilmiştir.Ayrıca yerel mahkemenin gerekçesinde yazının,

davacının siyasi bir açıklamasına cevap olarak kaleme alındığı ve karşılıklı kullanılan sözcüklerde benzerlik bulunduğu bildirilmiştir.Oysa ki davacının o açıklamasının muhatabı davalı yazar değildir.Buna göre cevap hakkı doğduğundan söz edilemez.Ayrıca hukuk, kişilerin birbirlerine hakaret etmelerine izin vermez, teşvik etmez.Herkes söz ve yazılarından dolayı ayrı ayrı sorumludur.Bu şekilde yayın yapılması hukuka aykırıdır.Böylece, Anayasa’nın Temel Haklar ve Ödevler bölümünde yer alan hükümler ile Türk Medeni Kanunu’nun 24.maddesinde teminat altına alınan kişilik haklarına saldırı gerçekleşmiş,

BK’nun 49. maddesinde dayanağını bulan tazminat hakkı doğmuştur.

Tüm bu nedenlerle, mahkemece uygun görülecek bir manevi tazminata hükmedilmesi için yerel mahkeme kararının bozulması görüşünde olduğumuzdan, davanın reddine dair kararın onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılamıyoruz.04/02/2010

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/3788, K. 2010/843, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/3788
Karar No
2010/843
Tarih
4 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/3788 K.2010/1942
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/3789 K.2010/3514
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/3789 K.2010/844
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/3790 K.2010/845
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/3790 K.2010/3515
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/3791 K.2010/1607

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.