KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/5404 E., 2010/1707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/09/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, Davalı Belediye Başkanı’nın gazetelere verdiği demeçlerle kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu ileri sürerek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı ise, davacının kurucu mütevelli heyet başkanı olduğu ... ... Üniversitesi adına kurulmak istenen yeni yerleşke (kampus) alanının, büyük bir bölümünün gerçek kişilere ait olduğunu, buradaki imar değişikliği isteğinin belediye meclisi tarafından reddedildiğini, davacının bir ... adamı olarak proje yaparken bunun getirisini (rantını) düşünmesinin olağan olduğunu, davacının sataşmalarına yanıt verdiğini belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden, 21/08/2008 günlü gazetelerde bu konudaki açıklamaları yer alan davalının; “İstediği rantı açıklasın”, “İstediği rantın toplamı 1 katrilyondur” gibi sözlerle belediyenin imar değişikliği isteminin reddine ilişkin kararını eleştiren davacıya yanıt verdiği anlaşılmaktadır.
İmar değişikliği istenen alana üniversite yerleşkesi ile birlikte yapılacak büyük altyapı ve benzeri yatırımların o bölgenin değerini arttıracağı kuşkusuzdur. Davalı da bu duruma vurgu yaparak, yapılan eleştirilere cevap vermiştir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilip davalının açıklamalarının eleştiri sınırları içinde kaldığı benimsenerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/5404, K. 2010/1707, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama