KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/6334 E., 2010/3414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... İçecek Ürt. AŞ aleyhine 02/07/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/07/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden, dava açıldıktan sonra, dava dışı sigorta şirketi tarafından davacıya 08.07.2003 günü 5.000,00 YTL ödendiği; ayrıca, davalı tarafından da 19.04.2003 gününde 2.307,00 YTL tedavi gideri ödendiği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece, davalının sorumlu olacağı maddi tazminat tutarından bu ödemelerin tutarı güncelleştirilmeden indirilmiştir. Maddi tazminat tutarı, 07.04.2008 günlü bilirkişi raporu ile hesaplanmıştır. Dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin günü ile davalı tarafından tedavi giderinin ödendiği günden, zararın hesaplandığı güne kadar geçen süre yönünden davacı, yasal faiz oranında sebepsiz olarak zenginleşmiştir.
Zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile tedavi giderleri nedeniyle yapılan ödeme tutarlarının, tazminat hesabının yapıldığı güne göre yasal faiz oranı üzerinden güncelleştirilerek belirlenen zarardan indirilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/6334, K. 2010/3414, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama