KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/6744 E., 2010/3398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. ve diğerleri aleyhine 14/01/2008 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtıkları davada, kabul edilecek maddi ve manevi tazminatlara olay gününden itibaren faiz yürütülmesini istemişlerdir. Yargılama aşamasında verilen ıslah dilekçesi ile davacı eş ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı tutarını artırmışlar; ancak, ıslah ile artırılan bölüme faiz yürütülmesini istememişlerdir.
Islah dilekçesi ile istenen bölüm ayrı bir dava niteliğinde olup istek bulunmaması durumunda, kabul edilen tazminatlara faiz yürütülemez.
Yerel mahkemece, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesinde yer alan; yargıcın tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar vermeyeceğine ilişkin düzenleme gözetilmeyerek, ıslah dilekçesiyle artırılan tutara da olay gününden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/6744, K. 2010/3398, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama