KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7125 E., 2010/1039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/05/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/01/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 09/02/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av. ... geldi, karşı taraftan davalı vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; dava haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar, işyerinde bulunan kamyoneti haksız yere haczettirip koruma altına aldıran davalının, maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemişlerdir.
Davalı ise, kötü niyetinin olmadığını, davacıların borçlarını ödemediğini belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, kendisine yönelik bir haciz işlemi bulunmayan davacılardan ...'in dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı; diğer davacının ise, yediemine ödediği 1.600,00 YTL dışında bir zararı olduğunu kanıtlayamadığı, manevi tazminat istenebilmesi için haczin kötü niyetle yapılması, yapılan haczin davacının manevi şahsiyetine zarar vermesi gerektiği, davacının evinde ya da ... yerinde haciz yapılmadığı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin kararı ile takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığının belirlendiği gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiş; manevi tazminat istemi ise reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dosyadaki kanıtlara göre davalı, mağaza ortaklık alacağı nedeniyle davacılar hakkında icra takibi başlatmış, davacılardan ...'e ait araç ... yerinin önünde haczedilerek koruma altına alınmış ve yediemine teslim edilmiştir. Davacıların açtığı menfi tespit davası kabul edilmiş, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi kötü niyet tazminatına ilişkin bölümü çıkartarak kararı onamıştır ve böylece davacılardan ...'e ait aracın haksız yere haczedildiği anlaşılmıştır.
2009/7125-2010/1039
Haksız yere bir kimsenin mallarının haczettirilmesi, o kimsenin kişilik haklarına saldırı oluşturan ve Borçlar Yasası'nın 49. maddesi gereğince manevi tazminatla sorumlu tutulmasını gerektiren bir davranıştır.
Öte yandan, aracı haczedilip yediemine teslim edilen davacılardan ..., bu sürede aracını kullanmaktan yoksun kalmıştır.
Şu durumda, davacılar yararına Borçlar Yasası'nın 49. maddesi uyarınca, uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi ve davacı ... yönünden ayrıca araçtan yoksun kaldığı süredeki zararı belirlenerek, davalının sorumlu tutulması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7125, K. 2010/1039, 9 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama