KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7202 E., 2010/3166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Yapı San. A.Ş ve diğerleri aleyhine 05/04/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/07/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ...A.Ş vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ...A.Ş’nin temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Dava, köy yolu yapımı sırasında davacıya ait duvarın yıkılmasından dolayı uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalılardan yüklenici firma hakkındaki istem kabul edilmiş, diğer davalılar İl Özel İdare Müdürlüğü ile muhtarlık haklarındaki istem ise reddedilmiş; karar, davalılardan yüklenici ...AŞ tarafından temyiz olunmuştur.
Davalılardan İl Özel İdare Müdürlüğü, kamu kurumu niteliğinde olup kamu yasaları uyarınca kendisine verilen görevin gereği olarak köylere yol hizmeti götürme kapsamında, yol yapım işini diğer davalıya ihale etmiştir. Bir kamu kurumunun bu tür işlemi idari nitelikte olup bundan doğan zararlar; idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan, bunların ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın II. Bendi hükmünce tam yargı davasının konusunu oluştururlar. Bu nitelikteki davaların ise idari yargı yerinde açılması gerekir.
Tazminat istemine konu olayın, bir kamu hizmetinin görüldüğü sırada ve hizmet ile ilgili bulunduğu anlaşıldığına göre idarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalılardan İl Özel İdare Müdürlüğü hakkındaki istem yönünden, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, işin esası yönünden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7202, K. 2010/3166, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama