KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7727 E., 2010/4164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 31/03/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yargı kararının uygulanmaması biçimindeki haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı, 06/10/2006 günü sözlü yapılan doçentlik sınavında “başarısız” sayıldığını, bu kararın iptali amacıyla idari yargıda açtığı davayı kazandığını, iptal kararı idareye tebliğ edildiği halde yasal sürede yargı kararını uygulamayarak, doçentlik kadrosuna atanmasını sağlamayan Üniversitelerarası Kurul Başkanı olan davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, yargı kararı uygulanarak davacıya yasal sürede yeni bir sınav hakkı tanındığını; ancak, davacının bu sınava katılmadığını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, yargı kararı uygulanmadığı gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Dosya içeriğinden; davacının, doçentlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali amacıyla açtığı dava sonunda Ankara 15. İdare Mahkemesi'nce, “…davacının sözlü sınav aşamasında hangi yönlerden başarısız sayıldığına ve doçentlik yetkisi verilemeyeceğine ilişkin somut iddia ve veriler bulunmaksızın, sorulan sorulara yeterli cevaplar alınamadığından bahisle başarısız olduğuna ilişkin tutanak düzenlenmesi suretiyle başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık…” bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptal edildiği, davalının görevli olduğu idareye iptal kararının 31/01/2008 günü tebliği üzerine 19/02/2008 gününde yeniden doçentlik sınavına çağrılan davacının bu yeni sınava girmediği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sözlü doçentlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali kararının uygulanma biçimine ilişkindir. Davacı, başarısız sayılmaya ilişkin işlemin iptali ile kendisine doçentlik unvanının verilmesi durumunda kararın uygulanmış olacağını iddia etmiş ise de davalı taraf, yargı kararının yeni bir sınav hakkı tanınmak suretiyle uygulandığını savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacıya yeniden sınav hakkı tanınmasının, yargı kararının uygulanması anlamına gelmediği gerekçesiyle davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiş ise de davalı tarafça sunulan ve kararı veren idare mahkemesinden kararın uygulama biçiminin açıklanmasına ilişkin olarak alınan yanıttan, açıklama isteminin kararın yerine getirilmesine kadar istenebileceği, davacının yeniden doçentlik sözlü sınavına çağrılmak suretiyle yargı kararı uygulandığından açıklama isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacıya yeniden sınav hakkı tanınmakla yargı kararı uygulanmış bulunduğundan davalının yargı kararını uygulamamak nedeniyle sorumluluğundan söz edilemez.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7727, K. 2010/4164, 8 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama