KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/8519 E., 2010/3643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı İçişleri Bakanlığı ve diğerleri aleyhine 12/04/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 27/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı hazine vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalı sürücünün tam kusurlu eylemi nedeniyle meydana gelen trafik kazasında, davacılardan ...’ın eşi ve kızı, küçük ...’ın annesi ve kardeşi, ... ile ...’ın gelinleri ve torunları olan ... ile 4 yaşındaki küçük ...’ın yaşamlarını yitirdiğini belirterek, uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemişlerdir.
Davalılar ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davacıların dava dilekçesi ile istedikleri ve ıslah yolu ile artırdıkları maddi tazminat istemlerinin tümünün, manevi tazminat istemlerinin ise birer bölümünün kabulüne karar verilmiştir.
Destekten yoksun kalma tazminatının yasal dayanağı Borçlar Yasası'nın 45. maddesi olup destek kavramı, hukuki bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu amaçlar ve hısımlık ilişkisine ya da yasanın nafaka hakkındaki düzenlemelerine dayanmaz. Yasa gereğince bir kimseye yardım etmek zorunda bulunan kişi değil, eylemli ve düzenli olarak onun geçiminin bir bölümünü veya tümünü sağlayacak biçimde yardım eden ve olayların olağan akışına göre, eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
Dosya içeriğine göre dava konusu olay sonucu ölen ...’ın, davacılardan ... ile ...’a, yukarıda tanımlandığı biçimde, düzenli ve sürekli destek olacağı kabul edilemez.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacılardan ... ile ...'ın destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin isteklerinin reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Yerel mahkemece benimsenen 17.03.2009 günlü destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunda, tazminat tutarları hesap günündeki verilere göre hesaplanmış ve yerel mahkemece de davalının araç sigortası olan ... Sigorta tarafından 2007 yılında davacılara yapılan ödeme, herhangi bir güncelleştirme yapılmadan indirilerek zarar tutarları bulunmuştur.
Oysa sigorta şirketi tarafından verilen parayı tazminat hesabının yapıldığı günden önce alan davacılar, bu paranın tazminat hesabının yapıldığı güne kadar işleyen yasal faizi kadar kazanım sağlamış olacaklarından, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin yasal faizinin güncelleştirilip belirlenerek, hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır. c)492 sayılı Harçlar Yasası’nın 13/j maddesi uyarınca davalı İçişleri Bakanlığı yargı harçlarından bağışık olduğu halde, davacı yanca peşin olarak yatırılan ve ıslah edilen bölüm nedeniyle ödenen harç ile sorumlu tutulması da ayrı bir bozma nedenidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/8519, K. 2010/3643, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama