KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/9732 E., 2010/5433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... A.Ş'yi temsilen ... Holding A.Ş adına ... aleyhine 24/09/2003 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/02/2005 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, ... gazetesinin 09.08.2003 günlü sayısının ilk sayfasında “...” ve 8. sayfasında “...’da ...” başlığı altında yayımlanan haberin gerçek olmadığını ileri sürerek, kişilik haklarına saldırıdan dolayı davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalılar ise, haberin davacıya yönelik olmadığını, yaşanan olaylardaki benzerlik nedeniyle davacı ile ilgili olayların haber konusu yapıldığını, küçük düşürücü açıklamalara yer verilmediğini belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davacının kamu kurumlarına olan borcunu ödemeyip mal kaçırmak amacıyla künye değiştiren kişi olarak gösterildiği ve yazının ... gazetesi ile ilgili bölümünün güncel olmadığı gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu edilen ... gazetesinin 09.08.2003 günlü sayısının ilk sayfasında “...” ve 8. sayfasında “...’da ...” başlığı altında yayımlanan haberde; “... da ...-... ikilisinin yöntemi ile mal kaçırma operasyonu için düğmeye bastı. ... Gazetesinin ... aniden boşaltıldı…”, “…... Taktiği mi?”, “... dolar borç ile batan ...’ın eski sahibi ... de, ... Gazetesi ve diğer yayın kuruluşlarını ...’in kurduğu ... Yayın adlı firmaya kiralamıştı. Böylece ... Gazetesi ve ...’ nin gelirleri ...’in borçları yerine ...’in kasasına akmaya başlamıştı. BDDK, bu girişim üzerine, bunun bir mal kaçırma operasyonu olduğunu resmi açıklaması ile ifade etmiş ancak gelişmelerin ...’i sorumluluklarından kurtaramayacağını da eklemişti.” biçimindeki anlatımlara yer verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının sahibi bulunduğu ... gazetesi ile ilgili 2000, 2001 ve 2003 yıllarında künye değişikliğine gidildiği, ... ile 17.10.2002 günlü yayın anlaşması yapıldığı, bu konu ile ilgili 23.12.2002 günlü basın açıklamasını yapan BDDK’nın; kiralama işleminin ...’in ...’ye olan yükümlülüklerinde bir değişiklik yaratmadığı; ancak, alacaklılardan mal kaçırmak için yapılan bir işlem olarak değerlendirildiğinin belirtildiği; yine, ... Dairesi Başkanlığı'nın 18.09.2003 günlü basın açıklamasında; borcun kabul edildiği, taksitler halinde ödemeyi üstlendiği; ancak, taksitlerin zamanında ödenmediği belirtilmiştir.
Haberde, ..., ... gazetesi, ... Anonim Şirketi ve ...’nin eski sahibi olan ...’in yaşadığı olaylar, bir benzerinin Uzanlar ailesinin ..., ... Bankası'nın ...’ye devri sırasında yaşandığı belirtilerek, yaşanan ve basına yansıyan olaylar arasında benzerlik kurulmak suretiyle anlatılmıştır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, görünür gerçeklik kapsamında kalan yayının davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı sonucuna varılıp istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/9732, K. 2010/5433, 5 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama