KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/9742 E., 2010/8252 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı... ve Ticaret A.Ş aleyhine 07/06/2006 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine dair verilen 02/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, maddi tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiş; manevi tazminat istemi ise reddedilmiş; karar, Davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; davalı alacaklının, dava dışı Teknik Taahhüt Ticaret AŞ'nin borçlu olarak 1. sırada, avukatı olan davacıyı da 2. sırada borçlu olarak göstererek 07.06.2005 günü icra takibi başlattığı, icra emri gönderilen davacının bankalardaki alacakları için İcra ve İflas Yasası’nın 89. maddesi gereğince 16.06.2005 günlü haciz ihbarnameleri gönderildiği, bazı bankaların bu yanlışlığı fark ederek herhangi bir işlem yapmadığı, bazı bankaların ise davacının banka hesaplarına bloke konduğunu icra müdürlüğüne bildirdiği, Finansbank tarafından davacının kredi kartı hesabı kapatılarak kredi kartının 22.06.2005 gününde iptal edildiği, hatalı işlemin davalı tarafından 28.06.2005 günü icra müdürlüğüne başvurularak düzeltildiği anlaşılmaktadır.
Davacının Finansbank'tan aldığı kredi kartı bir alışveriş sırasında iptal edilmiş olduğundan bu durumun davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunun kabulü gerekir. Kaldıki yerel mahkemece, haczin haksız olduğu kabul edilerek davacının maddi zararının karşılanmasına karar verildiği halde koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddedilmesi çelişki oluşturur.
Yerel mahkemece olayın gelişim biçimi gözetilerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, manevi tazminat isteminin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/9742, K. 2010/8252, 7 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama