KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/10015 E., 2011/12083 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/04/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, yargılama sırasında alınan 3.3.2009 günlü ilk bilirkişi raporunda belirlenen zarar miktarına göre davasını ıslah etmiş ve maddi tazminat isteğini 35.696,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı yanın bu bilirkişi raporuna itirazı üzerine alınan 3.12.2009 günlü ikinci bilirkişi raporunda ise davacının destekten yoksun kalma zararının miktarı 37.355,39 TL olarak belirlenmiştir. Bu son rapor üzerine davacı tarafından 4.2.2010 günü Sulh Hukuk Mahkemesinde ayrı bir dava açılarak bakiye 1.650,00 TL zararın ödetilmesi istenmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesince, açılan davanın eldeki bu dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Yerel mahkemece, her iki davanın birlikte yapılan yargılaması sonucunda asıl dava ve ıslah dilekçesi yönünden istemin bir bölümü kabul edilmiş, ancak, birleştirilen dosyadaki istek hakkında karar verilmemiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 388/son maddesi gereğince, gerekçeli kararın hüküm fıkrası bölümünde istek sonuçlarından her biri hakkında verilen kararın açık, kuşku ve duraksama yaratmayacak biçimde gösterilmesi gerekir.
Davacı, birleştirilen dosyada ayrı bir zararın ödetilmesini istediğine göre davacı tarafından açılmış ve eldeki dava ile birleştirilen Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/145 Esas sayılı dava dosyasındaki istek hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/10015, K. 2011/12083, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama