KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/1057 E., 2010/13199 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 09/11/2001 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 05/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; 09.11.2001 günlü dilekçe ile dava açan davacılar, 16.05.2002 günlü dilekçe ile isteklerini açıklamışlar; yaralanan küçüğün sürekli iş göremezlik zararı ile bakıcı giderinin hesaplanmasından sonra verdikleri 04.01.2008 günlü dilekçe ile de davayı ıslah etmişlerdir. Yerel mahkemece, 16.05.2002 günlü dilekçe ile davayı ıslah eden davacıların davayı ikinci kez ıslah edemeyecekleri gerekçesiyle 04.01.2008 günlü ıslah istemleri reddedilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacıların 16.05.2002 günlü dilekçesinin ıslah dilekçesi olmayıp dava dilekçesinin açıklanması niteliğinde olduğu ve 04.01.2008 günlü ıslah dilekçesinin yöntemine uygun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, ıslah dilekçesinde belirtilen istem yönünden de işin esası incelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, ıslah dilekçesinde yer alan istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/1057, K. 2010/13199, 20 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama