KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/11196 E., 2011/13493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Davacı ...'ne izafeten Orman İşletme Şefliği vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 16/03/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, davalıların orman yangınına neden olmaları nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemece, istemin kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalıların sebep olduğu orman yangını nedeniyle 6831 sayılı yasanın 112 ve 114. maddesi uyarınca uğranılan ağaçlandırma gideri, yangın söndürme masrafı ile gerçek zararın ödetilmesini istemiştir.
Dosya içerisinde bulunan tazminat bilirkişi raporunda; 6831 sayılı yasa uyarınca olay tarihindeki tazminat cetveline göre zarar hesabı yapılmış mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır.
Dosya arasındaki, Çevre ve Orman Bakanlığı ... İşletme Şefliği’ne ait 17/9/2009 tarihli yazı içeriğinden; “... İlçesi ... Köyü ... mevkii yangın bölgesinde bulunan ağaçların tamamen yandığı, sahanın traşlama olarak kestirildiği, kesim sonucu 250 ster yapraklı lif yonga odun elde edilip tahsisen satıldığı” belirtildiğine göre; bu satıştan elde edilen gelirin belirlenen tazminat tutarından düşülmesi gerekir. Davalıların savunması da bu yönde olup açıklanan hususa uyulmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/11196, K. 2011/13493, 14 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama