KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/11379 E., 2011/13668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Davacı ... (kendisine asaleten ...'a vesayeten) ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 10/09/2004 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu oluşan maluliyet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili ve davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan 07.07.2009 tarihli hesap bilirkişi raporunda davacı ...’ın sürekli maluliyet zararı rapor tarihindeki verilere göre hesaplanmış ve sigorta şirketi tarafından 13.10.2004 tarihinde davacılara yapılan ödeme, herhangi bir güncelleştirme yapılmadan düşülerek hüküm altına alınan miktar bulunmuştur.
Oysa, davacılar sigortaca ödenen miktarı hesap tarihinden yaklaşık 5 yıl önce almış olmakla, bu miktarın hesap bilirkişi rapor tarihine kadar işleyecek yasal faiz miktarı tutarında haksız yere zenginleşmiş olacaktır. Bu durumda sigorta ödemesinin yapıldığı tarihten rapor tarihine kadar işlemiş yasal faizi de hesaplattırılıp sigorta ödemesinin işlemiş yasal faizi ile birlikte güncellenerek hesaplanan sürekli maluliyet zararından düşülmesi gerekir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/11379, K. 2011/13668, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama