KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/13502 E., 2012/3015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Davacı ... İş Makinaları Tic. ve San. A.Ş vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 08/10/2007 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeniyle takibin iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddolunmalıdır.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, davalılar arasındaki bono ve bonoya dayalı takibin danışık (muvazaa) nedeniyle iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalılardan ...'ten alacaklı olduğunu ancak ...'in diğer davalı ...'ye 100.000,00 TL. Bedelli bono verdiğini, davalı ...'nin bono ile takip başlattığını, ...'in mallarına haciz konulduğunu, davalıların akraba olduğunu bono ve takibin muvazaalı olduğunu belirterek, Borçlar Yasası'nın 18. maddesi gereğince icra takibinin iptalini istemiştir.
İcra ve İflas Yasası'nın 283/1. maddesi gereğince "Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir."
Eldeki davada davacının amacı, bono ve takibin iptali olmayıp alacağına kavuşmak olduğundan, davacının alacağını almasına olanak sağlayacak biçimde karar verilmesi; bu bağlamda, İcra ve İflas Yasası'nın 283/1. maddesinde yer alan kaydın iptaline gerek olmadan davacının alacağını isteyebileceğine ilişkin düzenlemeye benzer biçimde hüküm kurulması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, bononun geçersizliğine ve takibin iptaline karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/13502, K. 2012/3015, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama