KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/1832 E., 2011/517 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd aleyhine 10/09/2003 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle yaralanan dava dışı görevliye 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yasa gereğince ödenen nakdi tazminatın, haksız eylem sorumlusu olan davalıdan alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacının nakdi tazminat ödemesini gerektiren haksız eylem 01.04.2001 günü gerçekleşmiş, davacı idare ise 29.04.2003 günlü Nakdi Tazminat Komisyonu karar ile 2330 sayılı Yasa gereğince yaralanan dava dışı görevlilere nakdi tazminat ödemiştir.
Haksız eylem nedeniyle oluşan zarar olay gününde gerçekleşmiş olduğundan, davalıların sorumlu tutulacağı tazminat tutarı da olay günündeki verilere göre belirlenmelidir. 2330 sayılı Yasa'nın 3. maddesinde yaralanan görevliye ödenecek tazminatın karar günündeki en yüksek devlet memuru aylığı esas alınarak hesaplanacağı belirtilmekte ise de, buna göre hesaplanıp ödenen nakdi tazminatın tamamı davalılara rücu edilemez. Davacı idarenin, davalılardan kaynaklanmayan nedenlerle daha geç nakdi tazminat ödemesi, bu yüzden artan tazminat tutarından davalıların sorumlu tutulmasını gerektirmez.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalıların sorumluluğunun olay günündeki verilere ve bu bağlamda olay günündeki katsayılara göre belirlenmesi gerekirken, karar gününde yürürlükte bulunan katsayılara göre hesaplanan tutar üzerinden istemin kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de davalıların temyizi bulunmadığından bu yön bozma nedeni yapılmamış, yanılgıya değinilmekle yetinilmiştir.
Davacının temyizine gelince; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/1832, K. 2011/517, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama