KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/2250 E., 2010/3266 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/02/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeni ile yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesi uyarınca, dava konusunun para veya para ile değerlendirilebilir olması durumunda ve aynı Tarife'nin 10/1. maddesi gereğince de manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, kabul edilen tutar üzerinden Tarife'nin üçüncü kısmına göre nispi olarak belirlenir.
Davacının maddi tazminat isteminin tümü ile manevi tazminat isteminin bir bölümünün kabul edildiği gözetilerek, davacı yararına kabul edilen maddi ve manevi tazminat tutarları üzerinden yukarıda açıklanan Tarife gereğince ayrı ayrı nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, kabul edilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının toplamı üzerinden vekalet ücreti takdir edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Davacı, geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak 45 gün yatarak tedavi edildiğini, tam olarak iyileşemediğini, öğrenci olması nedeni ile eğitimi aksadığından okulun 1 yıl uzadığını belirterek maddi ve manevi tazminat istemiştir.
Yerel mahkemece, davalının tam kusuru ile yol açtığı trafik kazası nedeniyle %39 oranda meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacak biçimde yaralanan davacı yararına, yargılama aşamasında sunulan maaş bordrosundaki geliri asgari ücrete oranlanarak belirlenen aylık geliri üzerinden hesaplanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminata karar verilmiştir.
Dosyadaki belgelerden, davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak oluşan iş göremezliği nedeni ile askerliğe elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. İş göremezlik zararının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunda davacının zorunlu askerlik süresi hesaplamaya katılmamıştır. Davacı vekili ıslah dilekçesi vererek, davacının askerlik yapamayacak olması nedeni ile 15 aylık sürenin de hesaba katılmasını isteyerek, bu süreyi de kapsayacak biçimde istemini artırmıştır.
Davacı, dava konusu trafik kazasını geçirmemiş olması durumunda, askere giderek askerlik süresi boyunca çalışıp gelir elde edemeyeceğinden, kaza nedeni ile askere gidemeyeceği için davacı yararına askerlik süresi yönünden de meslekte kazanma gücünün eksilmesine bağlı olarak tazminat verilmesi tazminat hukuku ilkeleri ile bağdaşmaz.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, askerlikte geçmesi gereken süre yönünden hesaplanan iş göremezlik zararından da davalının sorumlu tutulmuş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
b)Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunun 5. bendinde, davacının aylık gelirinin, sunulan maaş bordrosuna göre 880,00 TL olduğu belirtilmiştir. Davacının pasif döneminde, asgari ücretin üzerinde bir gelir elde edeceği iddia edilip kanıtlanmadığına göre, 2044-2049 yıllarına ilişkin pasif dönem zararının asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekirken, aktif dönem sonu geliri üzerinden hesap yapılmış olması bozmayı gerektirmiştir.
c)Davacı, dava dilekçesinde olay tarihinde öğrenci olduğunu, kaza nedeni ile eğitiminin aksadığını, okulunun 1 yıl uzadığını bildirmiştir. Davacının, 45 günlük geçici ve bu dönemi izleyen sürekli iş göremezlik zararları, dosyaya sunulan maaş bordrosundaki geliri asgari ücrete oranlanarak, olay günündeki asgari ücretin 2,313 katı tutarında geliri olduğu varsayımı ile hesaplanmıştır. Davacı, olay gününde öğrenci olduğuna ve okulunu 1 yıl geç bitirip işe girdiğini belirttiğine göre, işe başladığı gün belirlenerek, olay günü ile işe başladığı gün arasında geçen sürede uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik zararının yasal asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekir.
Yerel mahkemece, olay gününde öğrenci olan davacının asgari ücretin 2,313 katı tutarında geliri olduğu kabul edilerek, buna göre hesaplanan tazminat da davalının sorumlu tutulmuş olması ayrı bir bozma nedenidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/2250, K. 2010/3266, 23 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama