KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/347 E., 2010/1351 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/10/2009 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 12/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, hemzemin geçitte meydana gelen kaza neticesi ölenin yakınlarına mahkeme kararı gereğince ödenen tazminatın kusur oranında davalıdan alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davaya hakem olarak bakılacağı gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
3533 Sayılı Yasa'nın 1. maddesi gereğince; genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel idareye ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adalet mahkemelerinin görevi içinde bulunanlar, anılan yasada yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir.
Davacı, 28/10/1984 günlü Resmi Gazete'de yayınlanan ana statüsü gereğince bir kamu iktisadi teşebbüsüdür. 233 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname'nin 4. maddesinde de kamu iktisadi teşebbüslerinin bu Kanun Hükmünde Kararname ile saklı tutulan durumlar dışında özel hukuk düzenlemelerine bağlı olduğu belirtilmiştir.
Yerel mahkemece, davacı ... 3533 Sayılı Yasada gösterilen daire ve kuruluşlardan olmadığı gözetilerek, uyuşmazlığa genel mahkeme olarak bakılıp işin esasının incelenmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Temyize konu karar 3533 Sayılı kanun gereğince hakem tarafından verilen bir karardır.
3533 Sayılı Kanun'un 6. Maddesine göre hakem tarafından verilen kararların temyiz edilebilme niteliği olmayıp, aynı kanunun 6/2. maddesi gereğince sadece 30 gün içinde kararı veren hakeme itiraz edilmesi mümkündür.
Verilen dilekçe, temyiz dilekçesi mahiyetinde verilmiş olsa dahi bu dilekçe itiraz dilekçesi olarak kabul edilerek gerekli inceleme hakemce yapılıp bir karar verilmesi gerekir. Bu şekilde verilecek karar aynı yasanın 6/3. maddesine göre kesindir. Kesin olarak hakem tarafından verilen bu kararlar hiç bir gerekçe ile (kamu düzeni gerekçesi ile de olsa dahi) temyiz edilemez. Sadece HUMK'nun 427/5. maddesi gereğince yazılı emir yolu ile kanun yararına temyiz edilebilir.
Şu halde;
1-Verilen dilekçe itiraz dilekçesi olarak görülmeyip hakem tarafından dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde, Yargıtay ilgi dairesinin temyiz incelemesi yapmayıp dilekçe üzerine bir karar verilmek üzere dosyanın ilgili hakeme gönderilmek üzere geri çevirme kararı vermesi gerekir.
2-Verilen dilekçe hakem tarafından itiraz dilekçesi olarak kabul edilip, itiraz konusunda kesin olarak karar verilmesi üzerine bu kararın temyiz edilmesi halinde ise, Yargıtay ilgili dairesinin, kararının kesin olması, HUMK'nun 427/5 .maddesi gereğince kesin olarak verilen kararların sadece yazılı emir yolu ile kanun yararına temyiz edilmesinin mümkün olmasına karşılık temyiz isteminin kanun yararına bozma olmaması nazara alınarak temyiz dilekçesinin reddine karar vermesi gerekir.
Açıkladığım nedenlerle sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum. 15/02/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/347, K. 2010/1351, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama