İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/3998 K.2010/4631

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 07/09/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 28/12/2007…

Esas2010/3998Karar2010/4631Tarih20 Nisan 2010Okuma4 dk · 774 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2010/3998 E., 2010/4631 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Nisan 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

774 kelime·4 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 07/09/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 28/12/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre dava dilekçesinde ... davacı gösterilerek, yalnızca ...’dan alınmış vekaletname ile vekili tarafından dava açılmış olup kazada yaşamını yitiren küçüğün annesinin davacı olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece maddi tazminat istemi reddedilmiş, manevi tazminat isteminin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalı ... tarafından temyiz olunmuştur.

Davacı, davalı sürücünün ağır kusuru ile meydana gelen trafik kazasında kızının yaşamını yitirdiğini belirterek uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir.

Davalılar ise, kusur ve sorumlulukları olmadığını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

Yerel mahkemece, meydana gelen trafik kazasında davalı sürücünün 2/8 oranında kusurlu olduğu, maddi zarar iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, maddi tazminat istemi reddedilmiş, manevi tazminat isteminin ise bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden, trafik kazasının, yerleşim yerinde, tek yönlü yolda, yolun orta noktasında meydana geldiği, fren izi bulunmadığı, çarpmanın etkisi ile yayanın 12,30 metre fırladığı ve yaşamını yitirdiği anlaşılmaktadır. Olayın oluş biçimine göre, davalı sürücü, ceza yargılamasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu uyarınca kusurlu bulunarak cezalandırılmıştır. Aynı raporda yayanın yaşı nedeni ile davranış faktörünün de sonuç üzerinde etkisi olduğu belirlenmiştir. Eldeki davada alınan trafik polis memuru bilirkişi raporunda ise davalı sürücü, farklı bir kanıt bulunmadığı halde 2/8 oranında ve ikinci derecede kusurlu bulunmuştur.

Yerel mahkemece, ceza ve hukuk mahkemelerince alınan raporlar arasında çelişki bulunduğu, hukuk mahkemesince alınan rapora davacının itiraz ettiği gözetilmeyerek, hangi gerekçe ile eldeki dosya üzerinden alınan rapora üstünlük tanındığı da tartışılmadan, davalının 2/8 oranında kusurlu olduğu benimsenip yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

b)Davacı, maddi tazminat isteminin, kızının ölümü nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğunu açıklamıştır.

Destekten yoksun kalma tazminatının yasal dayanağı Borçlar Yasası'nın 45. maddesi olup destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Hukuki bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu amaçladığından hısımlık ilişkisine ya da yasanın nafaka hakkındaki düzenlemelerine dayanmaz. Yasa gereğince bir kimseye yardım etmek zorunda bulunan kişi değil, eylemli ve düzenli olarak onun geçiminin bir bölümünü veya tümünü sağlayacak biçimde yardım eden ve olayların olağan akışına göre, eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Birinci durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek söz konusudur.

Somut olayda davacı yönünden eylemli bir destek olma olgusu söz konusu değildir. Ne var ki ölen çocuk ile davacı babanın yaşları, aynı çevrede yaşamaları ve sosyal olgular gözetildiğinde çocuğun ileride davacıya varsayımsal destek olup olmayacağı olasılığı incelenip değerlendirilmelidir. Ölenin, ölüm gününde eylemli olarak destek olmaması, ileride de destek olmayacağı anlamına gelmez.

Yerel mahkemece, ölenin davacıya destek olacağı benimsenerek, buna göre inceleme yapılıp zarar kapsamı belirlendikten sonra varılacak uygun sonuç çevresinde bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, maddi tazminat isteminin tümden reddedilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.

c) Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.

O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.

Dava konusu olayın meydana geliş biçimi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat arzulanan manevi tatmin duygusunu gerçekleştirmekten uzak olup azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a, b ve c) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/3998, K. 2010/4631, 20 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/3998
Karar No
2010/4631
Tarih
20 Nisan 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/3998 K.2010/4431
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/3998 K.2010/4529
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/3998 K.2010/4460
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/3998 K.2010/4908
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/3999 K.2010/4349
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/3999 K.2010/4872

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.