KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5180 E., 2011/4944 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve ... ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd aleyhine 12/12/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/09/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
1-Davacılardan ... ...’un karardan önce, 14.04.2008 günü öldüğü anlaşılmaktadır. Ölen tarafın davayı takip eden avukatı bulunsa bile ölüm ile vekalet ilişkisi sona erdiğinden, ölen kişinin mirasçılarının davayı takip edip etmeyecekleri belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, ölü kişi yararına karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2-Yargılama sırasında yaşamını yitirdiği anlaşılan davacılardan ... ...'un, destek gereksinimi öldüğü gün sona erdiğinden, destekten yoksun kalma tazminatının öldüğü güne kadar geçen süre yönünden hesaplanması gerekir.
Yerel mahkemece adı geçen davacının yaşayabileceği süreye göre hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının ödetilmesine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Tazminat hukuku ilkeleri gereğince haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, kabul edilecek tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Uyuşmazlığın haksız eylemden doğduğu ve davacıların dava dilekçesinde kabul edilecek tazminata olay gününden itibaren faiz uygulanmasını istedikleri gözetilmeyerek kabul edilen manevi tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmemiş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5180, K. 2011/4944, 2 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama