KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5483 E., 2010/9757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Davacı ... AŞ vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 30/12/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/10/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... vdl vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 05/10/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar ... vdl vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacı banka adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince, dava, davalı banka çalışanlarının gözetim ve denetim eksiği nedeniyle, dava dışı banka görevlisinin gerçekleştirdiği zimmet eylemi nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dava dilekçesinde her bir davalının kusur oranı tek tek gösterilerek bu kusur oranına düşen tazminat tutarlarının ödetilmesine karar verilmesi istenildiğine göre, davalıların dava dilekçesinde yazılı kusur oranları ile sorumluluklarına karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan bu yön gözetilmeyerek, davalılardan ... ile ... yönünden dava dilekçesinde bildirilen kusur oranları aşılmak suretiyle istemle bağlılık kuralına aykırı olarak, davalıların eşit oranda kusurlu oldukları benimsenip yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Dava konusu olayın gerçekleşme biçiminin, davalıların sorumluluklarının kapsamının, çalışma koşullarının ağırlığının ve davalıların bir çıkar elde etme amaçları bulunmamasının önceki bozma kararında da belirtildiği üzere, davalılar yararına Borçlar Yasası'nın 43. maddesi uyarınca tazminattan indirim nedeni olarak kabul edilmesi gerektiği üzerinde durulmadan, davalıların sorumlu oldukları zararın tamamının ödetilmesine karar verilmiş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5483, K. 2010/9757, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama