KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/7600 E., 2010/8605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 15/03/2010 gün ve 2009/6638-2010/2771 sayılı ilamıyla taraflar yönünden kararın onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalılar ... ve..........., Plastik Kim. Mad. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası nedeni ile desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Davalıların temyizi üzerine karar Dairemizce onanmış, davalılar kararın düzeltilmesini istemişlerdir.
Davacılar, davalı sürücünün tam kusurlu eylemi nedeniyle meydana gelen trafik kazasında desteklerinin yaşamını yitirdiğini belirterek istekte bulunmuş; yerel mahkemece de davalı sürücünün tam kusurlu olduğu benimsenerek karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı sürücünün yargılandığı ceza mahkemesince Adli Tıp Kurumu’ndan alınan rapor uyarınca %100 kusurlu olduğu benimsenerek cezalandırıldığı, dosyanın temyiz incelemesi aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
Davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerine ekledikleri dava dışı sigorta şirketi tarafından davalılar hakkında açılan tazminat davasında alınan makine mühendisi bilirkişi raporunda; kazanın oluşumu farklı şekilde değerlendirilmiş ve davalının %25 oranda kusurlu olduğunu bildirmiştir.
Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirken onanmış bulunduğundan davalılar vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin onama kararı kaldırılmalı ve karar yukarıda açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/7600, K. 2010/8605, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama