KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/9351 E., 2011/11219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/07/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalı ile komşu olduklarını, olay günü davalının kendilerine yönelik hakaret ve tehditte bulunduğunu ileri sürerek uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacı komşuları ile gürültü yüzünden önceye dayalı anlaşmazlıkları bulunduğunu, davacıları polise şikayet etmiş bulunması nedeni ile yersiz iddialarda bulunduklarını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacı ... yararına, davalının davacılara yönelik hakaret suçundan yargılanıp mahkum edildiği ceza dava dosyasında kendisini avukat aracılığı ile temsil ettirmiş bulunması nedeni ile avukata ödediği bedelin ceza mahkemesi kararı ile karşılanmayan bölümünün maddi tazminat olarak ödetilmesine, manevi tazminat istemlerinin de bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir.
Dosya arasında bulunan belgelerden, davacı ...’ın davalının hakaret ve tehdit suçundan yargılandığı Ankara 5. SCM dosyasına katılan sıfatı ile katıldığı ve kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmaktadır. Ceza yargılaması sonunda verilen karar ile davalı hakaret suçundan mahkum edilmiş, katılanlar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden yararlarına 310,00TL avukatlık ücreti hükmolunmuştur.
Davacı ...’ın aynı yargılama nedeni ile avukatına aralarındaki sözleşme gereği daha fazla ücret ödediğini gerekçe göstererek fazlaya ilişkin bölümü dava etme hakkı bulunmamaktadır.
Yerel mahkemenin gerekçesinde maddi tazminata dayanak olarak gösterilen Yargıtay HGK nun 15.12.1948 gün ve 1947/25-1948/10 Esas Karar sayılı ilamı özetle, “Bir yanın haksız davranışından ötürü suçlu olarak ceza mahkemesine gönderilen kişinin davanın duruşmasında katlanmaya zorunlu tutulduğu giderlerden ötürü genel mahkemeler içerisinde bir hukuk mahkemesine başvurarak dava açabilir” şeklinde olup, katılan sıfatında olan davacının kendisini temsil ettirmek için tuttuğu avukat nedeni ile ceza dosyasında lehine hükmedilen avukatlık ücretinin avukatı ile arasındaki özel hukuk sözleşmesi gereğince ödediği fazla kısmını kapsamaz.
Şu durumda yerel mahkemece, davacı ...’ın maddi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/9351, K. 2011/11219, 27 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama