KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/10259 E., 2012/14036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/06/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız şikayetten kaynaklanan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Yönetim Kurulu kararı ile doçent olarak atandığını, ancak davalının doktora tezinin intihal olduğu iddiasıyla YÖK'e bildirimde bulunduğunu, intihalin meslekten ihraç gibi ağır sonuçları olan bir disiplin suçu olduğunu, YÖK tarafından yapılan incelemede tez çalışmasında intihal olmadığının anlaşıldığını, haksız şikayet sürecinde zorluklar yaşadığını, bu durumun kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olduğunu beyanla, uğradığı manevi zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı, Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği 8/2. maddesi gereği o tarihte Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Moleküler Biyoloji Bölüm Başkanı olması sıfatıyla, bu alanda yardımcı doçent kadrosuna başvuran davacının bilimsel eserlerini içeren dosyasını inceleme görevini üstlendiğini bu inceleme sırasında etik açıdan sorun teşkil etme olasılığı olup olmadığı konusunda Yüksek Öğretim Kurulu'nun değerlendirme yapmasını talep ettiğini, doktora tezinin çalıntı olduğuna dair bir bildirimi olmadığını beyanla, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının durumu kişiselleştirerek ve inatla davacı hakkında Yüksek Öğretim Kuruluna şikayet ve iddiaları içerir dilekçeler gönderdiği, bu davranışının haksız olduğu ve kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Dosya kapsamından, davalının Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği 8/2. maddesi gereği, Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Moleküler Biyoloji Bölüm Başkanı olması sıfatıyla, bu alanda yardımcı doçent kadrosuna başvuran davacının bilimsel eserlerini içeren dosyasını inceleme görevini üstlendiği anlaşılmaktadır, Bu durumda davalı yasalar kapsamında idarece kendisine verilen bir hizmeti yürütürken sözkonusu eylem ve işlemleri gerçekleştirmiş olup, sorumluluk kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumunda olup, davanın sıfat yokluğundan ( husumetten ) reddedilmesi gerekirken esasına girilerek hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/10259, K. 2012/14036, 2 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama