KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/14495 E., 2012/16640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/03/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...'ün aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı ...'ün diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız fiil nedeniyle açılan maddi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kendisine ait ayçiçeği tarlasına, davalıların çeltik tarlasından sızan suların zarar verdiğini, zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, keşif yapılıp davalılara ait parsellerden sızan suların ayçiçeği bitkisine verdiği zararı toplam olarak hesaplayan ziraatçı bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 8.552,80 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
a-)Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi raporundan, davacının ayçiçeği ekili tarlasının yaklaşık kuzey ve güneyinde davalıların çeltik tarlarının bulunduğu, davacının tarlasının davalılar tarlalarının ortasında kaldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar dosyada tapu kayıtları yoksa da, davalılara ait olduğu iddia edilen parsellerin iki adet olup büyüklüklerinin de farklı olduğu bellidir ve mülkiyetlerinin de her iki davalının müşterek mülkiyetinde olmadığı davalı ...'ün temyiz dilekçesinden anlaşılmaktadır.
Şu durumda, her bir davalının taşınmazının verdiği zararın ayrı ayrı hesaplattırılıp, her bir davalının sorumlu olacağı miktar belirlenmeden, toplam zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir,
b-)Ayrıca, davaya konu bölgenin çeltik ekim bölgesi olup olmadığı, çeltik ekim bölgesi ise, bu bölgede başka tarım ürünleri ekiminin mümkün olup olmadığının da araştırılarak, hakkaniyet indirimine gerek olup olmadığının değerlendirilmemesi de doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/14495, K. 2012/16640, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama