KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/3696 E., 2012/7184 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Sig. A.Ş ve diğeri aleyhine 05/05/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazasında ölen desteğin eşi ve çocukları ile anne babasının maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, idaresindeki araçla karşıdan karşıya geçmeye çalışan desteğe çarpan davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu iddia etmişlerdir.
Davalı sürücü, kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen asfalt kaplamaya giren desteğin kusurlu olduğunu savunmuştur.
Taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan dolayı davalı ... aleyhine Bursa 1.Ağır Ceza Mah. E:2009/716 sayılı dosyada açılan davada Adli Tıp Kurumu'nunun trafik ışığının yanma pozisyonuna göre; birinci ihtimalde ...'nin 2/8, ...'nın 6/8, ikinci ihtimalde ise davalı ...'nin tam kusurlu olacağını rapor etmiştir. Ceza mahkemesinde yargılama henüz kesin sonuca bağlanmamıştır. Eldeki dosyada mahkemece davalı sürücünün 2/8 oranında kusurlu olduğu kabulüne göre karar vermiştir.
Şu durumda desteğin ölümü ile neticelenen trafik kazasının ne şekilde meydana geldiği konusunda bir açıklık olmadığından, mahkemece, ceza mahkemesince yapılacak vakıa tespiti sonucu beklenilmesi yerine esas hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesince tespit edilecek maddi olgular hukuk hakimi yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayda özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/3696, K. 2012/7184, 25 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama