KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/3807 E., 2012/7355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 24/07/2009-06/04/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Yerel mahkemece davalı ...'ün temyiz istemi 08/02/2011 günlü ek kararla bakiye karar harcının yatırılmamış olması nedeniyle reddedilmiş ise de, 6009 sayılı kanunun 18. maddesi ile değişik 492 sayılı kanunun 28. maddesine göre bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması kanun yollarına başvurulmasına engel olmadığından davalının temyiz isteminin reddi kararı doğru görülmeyerek, davalı ...'ün bu karara yönelik temyiz itirazları kabul olunarak işin esasına ilişkin davalılar ... ve ... temyiz itirazlarına geçildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyizine gelince:
a)Dava trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu eylem nedeniyle, ... Sigorta şirketi tarafından 24/11/2005 tarihinde davacılara 24.495 TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Güvence Hesabından gelen 16/11/2009 tarihli belgeye göre 28/03/2006 tarihinde davacılardan ...'ya 6818 TL, ...'ya 208 TL ve ...'ye 980 TL ödeme yapıldığı belirlenmiştir.Yerel mahkemece benimsenen 19/07/2010 günlü bilirkişi raporunda sigorta şirketi tarafından davacılara yapılan bu ödemeler hiç indirilmemiştir. Davacı vekili ise sigorta şirketi tarafından yapılan bu ödemeleri güncellemeden bilirkişi tarafından hesaplanan miktardan düşürerek ıslah talebinde bulunmuş, mahkemece ıslah talebi doğrultusunda karar verilmiştir.
Sigorta şirketi ve Güvence hesabı tarafından verilen parayı tazminat hesabının yapıldığı günden önce alan davacılar, bu paranın tazminat hesabının yapıldığı güne kadar işleyen yasal faizi kadar kazanım sağlamış olacaklarından; zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi ve Güvence hesabı tarafından yapılan ödemelerin, tazminat hesabının yapıldığı güne kadar yasal faizle güncellenerek, hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir.
Yerel mahkemece, olay nedeniyle sigorta şirketi ve Güvence Hesabı davacılara ödemelerin yapıldığı 28/03/2006ve 24/11/2005 günleri ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunun düzenlendiği 19.07.2010 günü arasında geçen sürede, alınan paraların getirisi yasal faiz ölçüsünde güncelleştirilip belirlenerek, yapılan ödeme ile birlikte, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Mahkemece karar başlığında birleşen dosyanın davacısı ...'in davacı olarak gösterilmemesi doğru görülmemiş kararın bu nedenlede bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/3807, K. 2012/7355, 26 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama