KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/7262 E., 2012/8715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat Mehmet Nuri Aytekin tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 19/01/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kısmen kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı Şirket'e ait gazetede, Ergenekon davası olarak bilinen dosya ve ekleri arasındaki bir gizli tanık beyanından hareketle yayımlanan haberin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalılar ise, görülmekte olan ceza davasının iddianamesi ve eklerine dayanılarak hazırlanan dava konusu haberin görünür gerçekliğe ve hukuka uygun olduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece; dava konusu yazı içeriğinde hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmayan davacının yasa dışı işlere destek sağlayan biri gibi gösterilerek basın özgürlüğünün sınırlarının aşılarak davacı hakkında kullanılan sözlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiştir.
Dava konusu Bugün Gazetesi'nin 19.01.2009 tarihli nüshası incelendiğinde "Ergenekonda Perinçek günü" başlığı altında "Ergenekon davasında sıra örgütün yöneticisi olduğu gerekçesi ile yargılanan Perinçek'e geldi. " alt başlığı ile Silivri'de devam eden Ergenekon davasının yapılan yargılaması sırasında gizli tanığın ifadesi haber yapılmış ve Perinçek'in PKK örgütünün adeta 2.lideri konumuna geldiği ve yayınladığı kitabın örgüt mensuplarının evlerinde ve yayınlarında yerini aldığının yazılı olduğu görülmüştür.
Somut olayda, davacı hakkında yapılan haberde yer alan bilgilerin davacının sanık olarak yargılandığı ve kamuoyunda bilinen adıyla Ergenekon iddianamesi ve eklerinde bulunduğu anlaşılmıştır. Yazının gerçek ve güncel bir konuya ilişkin olup yayımlanmasında kamu yararı bulunduğu, konunun önemi ve değeri göz önünde tutulduğunda düşünsel bağlılığın da korunduğu, kişilik haklarına saldırı oluşturulabilecek bir yoruma da yer verilmediği sonucuna varılmaktadır. Şu durumda, çatışan yararlar dengesinin davacı yararına bozulmadığı, davalılar yönünden de hukuka uygunluk nedenlerinin bulunduğu ve böylece davacının kişilik haklarının saldırıya uğramadığı benimsenmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/7262, K. 2012/8715, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama